Yeni Başlayanlar için Chopin

(1810 – 1849)

92 okuma

Piyano literatürünün romantik prensi, Polonya’nın iftihar ettiği sanatçıcı Chopin, belki de klasik müziğin en çok konuşulan karakterlerinden birisidir. Tahmin doğruysa Mozart’tan bile fazla!

Peki Chopin’i bu kadar içselleştirmemize sebep ne olabilir? Elbette dantel gibi işlenmiş romantik besteleri.

Hemen herkesin aklına gelen besteleri dışında da kalabalıkta kaybolmuş hazineler mevcut. Daha önce duymadığınız bir Chopin seçkisi ile besteciyi tanıtmaya çalışacağım.

Elbette klasik müziğe yabancı ve amatör kulaklar için seçim yapıyorum ancak Chopin’in hazmı güç eserlere yok denilecek kadar az. O, ruha ve kulağa hitap eden melodiler üreterek tüm kesimlerim mutlaka uğradığı bir besteci olmayı bu şekilde başarmıştır

Prelüdler Opus 28

İsminden de anlaşılacağı üzere kısa karakterde yazılmış ancak mücevher değerinde münyatürler. Meşhur “yağmur damlaları” prelüdü 7 dakikalık bir icra uzunluğuna sahip olsa da 24 prelüdün geneli 1 ila 2 dakika süren eserlerden oluşuyor. Amatör kulaklar için iki prelüd paylaşacağım zira eserler oldukça kısa ancak Chopin’in melodik zenginliğini tatmak için kafi.

4 numaralı prelüd giderek ateşi yükselen bir hüznü, 19 numara ise çocuksu bir coşkuyu anlatıyor.

Mazurkalar

Yerel Polonya Halk Dansları ezgileri ile süslü türün en önemli özelliği Chopin’in en fazla bestelediği tür olmasından gelir. Elli’den fazla mazurka besteleyen Chopin, melodik zenginliğini eserlerine yansıtarak Mazurka’ya uluslararası tanınırlık getirmiştir.

Benim için “piyano’nun incileri” olan eserler arasında seçim yapmak oldukça güç. İki eser seçmek zorundayım; Opus 33/4 ve Opus 17/4. Bu iki kayıt dönem enstrümanı olan 1849 üretim bir Erard piyano ile çalınmıştır.

Noktürnler

Derin, melankolik ve zarif. Chopin’in en çok tercih edilen beste türlerinden birisi olan noktürnler belki de bestecinin tanınmasında en fazla paya sahip. Opus 32/1 ve Opus 48/2 sizin için seçtiğim iki eser. Paris salon müziği kültürünü ve zarafeti konuşuyorsak, bir rüyanın melodilere dökülmüş halini duyalım.

Valsler

“Benim valslerim dans etmek için değildir!” diye ikaz eder Polonyalı besteci. Bu harika eserler de buna pek müsaade eden cinsten değil. İki eser seçeceğim.

İlki, Chopin’in bestesi dostu Heller’e “en sevdiğim valsim” diye takdim ettiği Opus 34/2. Melankolik Vals ismi ile de tanınan eser hüzünlü bir başlangıca sahip. Eserin sonunda beklenilen umut ışığı işitiliyor. Sonucu sürpriz olsun.

İkinci eser ise ölümünden sonra yayımlanan Opus 69/2 vals. Eser, bir sevinç nasıl melankolik olabilir sorusuna notalar ile yanıt veriyor.

2. Piyano Konçertosu

Amatör kulaklar için konçerto tavsiyesi tereddüt yaşatmasın zira yukarıdaki eserlerden bir kısmını dinlediyseniz Chopin’in armonik ağırlığı hakkında fikir sahibi olmuşsunuzdur. Bu harika konçertonun sadece ilk bölümünün dinlenmesi yeterli.

Bu paylaşımlardan sonra Chopin’i merak edenlere ilk tavsiyem, piyano konçertolarından önce balatlara göz atmaları olacak. Özellikle Opus 23.

YORUM YAP

Your email address will not be published.