Yarışmalara mı Boğulduk?

598 okuma

Profesyonel olarak çalgı eğitimi alan bir kişinin gelişim sürecinin en önemli parçalarından biri, önüne konulan hedeflerdir. Sınava dayalı olan eğitim sistemimizde bu hedefleri öğrencilerimiz için çeşitlendirmek, onların mesleki anlamda tecrübe kazanmaları, vizyonlarını genişletmeleri ve sahnede yaşayacakları olumsuzluklarla başa çıkmayı öğrenmeleri bakımından çok önemlidir. İşimizin doğası gereği, her geçen gün daha iyiye ulaşmak adına, kendimizle dahi yarış içerisinde olduğumuz bir ortamda, bu yarışı başkalarının da olduğu bir platforma taşımak, öğrencilerimizin hazırlık sürecindeki kazanımları, bulundukları seviyeyle yüzleşmeleri, eksikliklerini ve kolaylıklarını keşfetmeleri, öğretmenleri dışında başka gözlerden yorumlar almaları, gelişimleri için göz ardı edilemez bir fırsattır.

Çalgı performansı yarışmaları, yetenekli çocuklarımızın küçük yaşta keşfedilmeleri için önemli platformlardır ve aynı zamanda çalışma motivasyonu için alan oluşturmaktadır. Tüm bunların yanı sıra, öğrencilerini yarışmaya sokacak eğitimciler için ise stratejik planlama gerektiren bir sahadır. Hangi yaşta hangi grupta olursa öğrencilerin daha çok şansı olur? Çaldığı eserlerle hangi yarışmaya gitmesi daha doğru? Grubunun büyük yaş kategorisinde olsa daha mı çok şansı olur? Acaba bir sene bekleyip, bir üst grubun küçük yaş kategorisinde mi olsa?  Hangi eserlerini yarışmalar için sürekli elinde tutsa?  Acaba bu süreçte eserler bozulur mu?  Seçtiği eserler birden çok yarışmaya uygun olur mu? Sonu gelmeyen haklı soruların yanı sıra, bir de kıymetli ailelerimizin beklentileri var. Peki çocuklarımızın psikolojisini yeteri kadar düşünebiliyor muyuz? Üzerlerindeki baskının farkında mıyız? Günümüzde sayıca oldukça bereketli yarışma ortamına bu kadar fazla dahil olmak istiyorlar mı? Yoksa içlerinde bulundukları duruma ayak uydurmak zorunda mı kalıyorlar? Yaşlar büyüdükçe ve beklentilerin artmasıyla düşmeye başlayan kazanım dereceleriyle birlikte, birçok soru işaretleri de cabası. Acaba yarışmalara mı boğulduk?            

Teknik ve müzikal altyapı bakımından çok önemli bir süreci oluşturduğunu düşündüğüm 8-15 yaş aralığında, mesleki kazanımlar için eğitimci tarafından özgür bir planlama yapılması, bu planlamanın kesintilere uğramaması çok önemlidir. Yarışmalar büyük resmin bir parçası olarak düşünülür, amaç değil gidilecek yolda yeni kazanımlar, motivasyon ve öz güven için doğru zamanda devreye sokulacak birer araç olarak görülürlerse çok daha verimli olacaklardır. Bu durumda biz eğitimcilerin çocuklarımıza alan açarak, onların bilgi depolama, eser öğrenme süreçlerini aksatmadan yarışmaları doğru zamanda ve doğru bir planlamayla devreye sokması çok önemlidir.  Kimi zaman fazladan bir etüt, bir romantik eser çalışmak, 8 ya da 9 yaşında kazanılan bir 1.’likten daha kıymetli olabilir. Bu kazanımı ancak zamanla anlayabilecek öğrencilerimize ve ailelerine doğru şekilde aktarmak ve anlatmak ise bizim en büyük görevlerimizden biridir.

1 Yorum

YORUM YAP

Your email address will not be published.