Vaughan’ın Tarla Kuşu

324 okuma

1872-1958 senelerinde yaşamış ve eserleriyle bugünlere uzanmış İngiliz bir besteci ve müzisyen Ralph Vaughan Williams. Küçük yaşlarından itibaren isimleri oldukça ün salmış müzik okullarında eğitimini görmüş, aynı zamanda da Alman besteci Max Bruch, dönemin tanınmış kilise orgcularından Anton Bruckner ve 20. yüzyılın önemli bestecilerinden Joseph-Maurice Ravel ile çalışma fırsatı yakalamıştı. Fakat şu noktada ilginç bir ironi vardı; Anglosakson olmayan çağdaşlarının müzikleri ona kendi İngiliz tarzını müziğine yansıtmasına katkı sağlarken kendisi bir Anglosakson muhafazakarıydı. Uzun seneler boyu kilise müziği ve İngiliz folklor müziği ile yakından ilgilenen Vaughan’ın birçok senfonisi, konçertosu, oda müziği, opera ve bale gibi farklı türlerden besteleri ise ne yazık ki olması gerektiğinden az değer gördü.

İngiliz müziğine ait bestelere, aranjmanları ile başka renkler katarak hem öze sadık kalmayı başarmış hem de kendi orijinalliğinin sınır tanımazlığını sergilemekte ustaca işler çıkarmıştı. Animasyon stüdyolarında etki bırakan kendine has, nitelikli eserleri film müziklerine de yansıdı. Aynı zamanda farklı alanlara ilham kaynağı olduğu birçok eserinin yanında esin aldığı birçok alan da vardı şüphesiz. 1914 senesi baharında bestelemeye başladığı The Lark Ascending eserinden de bunun bir örneği olarak bahsedebiliriz.

“Müziğin elbette bir anlamı var; ama bunun sadece müzikle ifade edilebileceğini düşünüyorum.” diyen Vaughan hisleri ve düşünceleri aktarmanın tüm yollarını müziğe dökmüştü. Ve sözlerine şunları da ekleyerek devam etti: “Bazı insanların müziğin etkisini görsel veya sözlü bir şeye indirgemeye çalıştıklarını biliyorum, ama bunu yaptıklarında bence korkunç bir karmaşa yaratıyorlar.”. Belki de Vaughan’ın eserlerini kendine has kılan, müzikleri ile dinleyicilere güzel olanı daha az karmaşık ya da en basit şekliyle anlatmasıdır. Her şey müzikle anlam kazanabilir, anlamı olanlar da yeniden daha yalın bir hayat bulabilir. Dinlendiğinde genel olarak geleneksel Japon müziğinin tadı veren The Lark Ascending eseri, Vaughan’ın yine bu düşünceleriyle ilerlediği bir başyapıtı niteliğinde olmuştu. Yazmaya başladığı keman bölümünden sonra I. Dünya Savaşı sebebiyle kendi üzerine düşeni yapmak isteği üzerine çalışmalarına ara vermek durumunda kalmıştı. Kim bilir bu durum ve savaşın etkisi de The Lark Ascending’in tamamlanma sürecine yansımış ve en son haline kavuşmasında rol almıştır. Hatta gelecekteki potansiyel yükselişini engellemiş ve karşısına çıkacak bazı yolların da önünü kesmiş olabilir. Savaş sonrası müziği aracılığıyla bu açığı kapamaya çabalamış ve geride bıraktığı eserlerini tamamlamaya, yüzlerini cilalamaya başlamıştı.

Pastoral Senfoni’si üzerinde çalışırken bu sırada The Lark Ascending’i tamamlamaktaydı. Bu iki eserin de doğrudan İngiliz kırsalına yönelik bir ilişkisi yoktu. Ancak Vaughan’ın deneyimleri ve aile bağlantıları, ona sıradan insanların hayatlarını ve doğanın etkisini anlamasını sağladı. 

The Lark Ascending’in çıkış noktasında ise ilham aldığı İngiliz şair George Meredith’in aynı isimli şiiri bulunmaktaydı. 1881’de yazılmış olan 122 satırlık bu şiirin 12 satırını seçen Vaughan, kanatları üzerinde süzülen bir tarla kuşunun (The Lark) tasvirini yaptı ve doğa sevgisini de bu eseriyle sergiledi. Solo keman ve orkestranın uyumu, doğayla birlikte ve ona karşı uçan kuşun birleşiminde bütünleşmekteydi. Meredith’in ilham yarattığı ve Vaughan’ın aralarından seçmiş olduğu satırlar ise şöyleydi:

He rises and begins to round,
(Yükselir ve dönmeye başlar)
He drops the silver chain of sound,
(Gümüş ses zincirini düşürür,)
Of many links without a break,
(Kesintisiz birçok bağlantıdan,)
In chirrup, whistle, slur and shake…
(Cıvıldamak, ıslık çalmak, höpürdetmek ve sallamak…)

For singing till his heaven fills,
(Cenneti dolana kadar şarkı söylediği için,)
’T is love of earth that he instils,
(‘T aşıladığı toprak sevgisidir,)
And ever winging up and up,
(Ve her zaman yukarı ve yukarı kanatlanmak,)
Our valley is his golden cup,
(Vadimiz onun altın kupasıdır)
And he the wine which overflows
(Ve o taşan şarap)
To lift us with him as he goes…
(O giderken bizi onunla birlikte kaldırmak için ...)

Till lost on his aërial rings
(Hava halkalarında kaybolana kadar)
In light, and then the fancy sings.
(Işıkta ve sonra gösterişli şarkı söylüyor.)

Gökyüzüne süzülen tarla kuşunun şiiri artık Vaughan’ın melodileri arasında yerini almıştı. Öyle ki, Vaughan’ın tarla kuşu George Meredith’inkinden daha fazla bilinirliğe erişti.

KAYNAKÇA

Access Britannica Academic, November 15, 2020, Websitesi: https://academic.eb.com/levels/collegiate/article/The-Lark-Ascending/604456?opensearch=lark+ascending

Evans, J, The Hills Are Alive. Britain. Nov2012, Vol. 80 Issue 5, pp. 28-29, 7p.

Ford, T. The Lark’s First Flight. Limelight. Aug2013, pp.46-49, 4p.

Howes, F., The Music of Ralph Vaughan Williams, Review by: Wolf, R., E., Revue belge de Musicologie / Belgisch Tijdschrift voor Muziekwetenschap Vol. 9, No. 1/2 (1955), pp. 52-54, Published by: Societe Belge de Musicologie. 

Varlan, P., C., July 1, 2015. Typical and atypical aspects in The Lark Ascending by Ralph Vaughan Williams Bulletin of the Transilvania University of Brasov, Series VIII: Performing Arts Vol. 8 (57) No. 2 – 2015. 

YORUM YAP

Your email address will not be published.