Pandemi ve Sanatçı

241 okuma

Geçmişini bilmediğimiz sorunları günün koşullarına kurban etmek doğru değil.

Elbette sektörün yok olma noktasına geldiği doğrudur ancak salgından önce her şey yolunda mıydı? 2017-18 yıllarında hem yatırımcısı hem de işletmecisi olduğum resital salonu vesilesiyle sektörün önde gelen isimleriyle olduğu kadar genç sanatçılar ile de tanışma ve onları dinleme fırsatım oldu.

Sanatçıların en büyük sorunlarından birisi sahne alacak mekan sıkıntısıdır. Bilkent Senfoni, CSO gibi özel/kamu destekli kurumlar kendilerine ve orkestralarına özel programlar ile yollarına devam edebilir ancak bağımsız sanatçılar bu lüksten (!) faydalanamaz.

İşletmecilik yaptığım dönemde, genç müzisyenlerden, herhangi bir ücret talepleri olmadan sadece sahne alabilmek için telefonlar almıştım. Kural basit; devletler sanattan para kazanmaz, böyle bir beklentiye de giremez ancak bu kural özel yatırımcı için söz konusu olamaz. Vergi, mekan kirası gibi giderler işi iyice içinden çıkılmaz hale getiriyor. Bu durum işletmeciyi derme çatma konutlarda ve zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakıyor.

Profesyonel müzisyenler için de durum farklı değil. Pandemiden önce de dolmayan salonların ufak hasılatı, isminin önünde saygın akademik ünvanı olan isimleri, dikkate alınmayacak meblağlara mahkum etmiştir. “Yine iyi kötü konser verebiliyorduk, şimdi o da yok” savı haklıdır ancak pandemi geçici, yukarıda paylaştığım problemler kalıcıdır. O halde şimdiyi ivedilikle ele almak, sonrayı da dikkatli şekilde analiz ederek hep var olan problemlere çare aramak gerekir.

Robert Schumann’ın annesi J. Christiane’in oğlunun müzikal eğitimi için dönemin ünlü pedagoğu ve Clara Schumann (Wieck) ‘ın babası F. Wieck’e yazdığı mektupta “gelir ve geçim” ile ilgili kaygısını anlatmıştır. Wieck’in yanıtı oldukça nettir:

“Ünlü olsun veya olmasın bir piyano virtüözü yalnız özel ders vererek geçimini sağlayabilir”

Pandemide sanatçının desteklenmesi toplum ve sanat için hayati öneme sahiptir. Tüm resmi pandemiye bağlamak ise işgüzarlıktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restoran, kafe ve konaklama tesislerine sertifika vermekten çok daha mühim bir ajandası olmalı.

Kadrolu’nun tuzu kuru mu bilemem ancak amatör sanatçıların önemini vurgulamak için yazımı 1 Mayıs 1853 tarihli The Musical Times and Singing Class Circular yayınında çıkan “Müzikal İlerleme” isimli makalenin sonuç kısmını Türkçeye çevirerek bitirmek istiyorum:

“Genç ve amatör sanatçıların bir başlangıcı olmak zorundadır, ve şöyle farz etmek makuldür ki, müzik ve sanatın üst seviyelere çıkması için bir başlangıç yapılırsa sanatta geriye gitme söz konusu olmaz çünkü tecrübe beğeniyi geliştirir, muhakeme ufkunu genişletir. Bizler, iyileştirilmiş hedeflere ve şartlara sahip amatör toplulukların kurulmasının savunucularıyız. Müzik gibi zor bir sanat dalının gelişmesinden hem profesörlerinin hem de halkın eşit miktarda fayda sağlayacağı kabul edilmelidir.”

YORUM YAP

Your email address will not be published.