Pandemi ve Sanat Üstüne Söylev

191 okuma

Pandemi sebebiyle sanatın bittiği veya zarar gördüğü söylevi ile yapılan çığırtkanlık doğru değildir. Salgın, sanatı değil popüler kültürü öldürmüştür.

Tarihi arka planında boğulmadan kabul görmüş güzel sanatları hatırlayalım; resim, heykel, mimari, müzik, şiir, tiyatro ve dans. Opera eserleri, müzeler, değerli tablo ve heykeller yerli yerlerinde durmaktadır ancak ziyaret ve icraya ara verilmiştir. Peki etkilenen kim veya hangi sanattır?

Pandemi tedbirleri kapsamında gece sokağa çıkma yasağı, ilgili saatlerde faaliyet gösteren gece kulüpleri veya konser organizasyonlarını olumsuz etkilemiş, pop müzik icracılarını maddi ve manevi olarak tükenmenin eşiğine getirmiştir. Bunu kabul edebiliriz ancak sanat ile pop müziği eşleştiremeyiz.

Öncelikle ifade etmem gerekir ki pop (popüler) müzik, müziğin bir türü olarak kabul edilebilir ancak sanat değildir.

Gündelik trendlerin sunulduğu, herhangi bir hüner veya kültür öğesine rastlamanın mümkün olmadığı (Frith) ticari bir emtiadır. Akılda kalıcı melodilerin iki ila üç dakika süre içerisinde sunulduğu bu müzik türü oldukça geniş ve alt dalları olan bir piyasadır. Kayıt, üretim ve teknoloji üçgeni içerisinde (Timothy Warner) dönemin trendlerinin işlendiği pop – veya popüler – müzik, sanat olarak ifade edilemez.

4 milyar kişi tarafından izlenmiş, 2012 yılının popüler parçası Gangnam Style

Tıpkı popüler kültür gibi pop müzik de adanmışlık, uzun süreçler ve ciddiyetten uzaklaştırdığı insan dikkati ile esası teşkil eden çaba ve gayreti ucuzlatır. Bu kültür insanı hemen ve zahmetsiz olana, başka bir deyişle satılık olana yönlendirir. Ortak bir kültürün olmadığı yerde insan hareketlerinde veya üretiminde anlam aranamaz.

Popüler müzik, ülkemizi veya herhangi başka bir toplumu bir arada tutan değerler bütünün de yer almaz. Ülkeler medeniyeti paylaşabilir ancak kültürleri söz konusu olduğunda müstakil yaşarlar. (J. G. Herder, Kultur)


Çevrim içi Sanat

Piyano çalmayı çevrim içi ders ile öğrenmeniz mümkün değildir ancak  piyanistlerin büyük kısmı özel ders ile geçimlerini sağladığı için pandemi koşullarında hayatlarını sürdürmenin başka bir yolu da bulunmamaktadır.

Yakın tarihte sosyal medya üzerinden rastladığım bir bale dersi reklamı beni çok şaşırttı zira Devlet Opera ve Bale sanatçıları da çevrim içi bale dersleri vermeye başlamış. Elbette bale gibi uzuvlar arası santimetrelerin hesaplandığı bir sanat dalını da çevrim için öğrenemezsiniz.

Bu örnekler sanat kurslarının yaşadığı zorlukların bir yansıması, evet, ama sanat okur yazarları bu durumu kenara koyarak büyük resme de bakmak mecburiyetindedir. Can sıkıcı görevim olduğu üzere, eleştiri ile hatırlatma arasında bir yorum yapmam gerekiyor.

Her sanatçı alkışlanmak ister. Beraber yaşadığı insanların övgüleri onun için en değerli armağandır. Bugünkü gibi, bilginlerin moda olduğu, eğlence düşkünü bir gençliğin zevklere hükmettiği…bir çağda ve ülkede doğmak felaketine uğramış bir sanatçı kendini beğendirmek için ne yapar? Ne mi yapar, baylar? Dehasını zamanın düzeyine indirir…yaşadığı sürece hoşa gidecek eserler vermeye çalışır.

Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev, Rousseau

Çevrim içi dersleri önerenlere sözüm yok, idealizm karın doyurmaz ancak uzun vadede ‘saygın’ sanat dallarının ‘ucuz’ pazarlanma şekli, erişimin basitliği ve değer / fiyat kavramları arasında yaşanan karışıklık, toplum / veli / istekli ile sanat arasında kurulacak laubali algının diyetini Sanata mutlaka ödetecektir.

Ben günü kurtarmaya değil uzun vadede zaten popüler kültüre süs yapılmış, pandemiden önce de saygınlığı tartışılır bu güzide sanatların bundan sonra nasıl devam ettirileceğini, öğretmenin de eskiye, yani normale dönüşü üzerine endişe çizgisindeyim.

Peki ne yapacağız? Rousseau’yu taşlamayan Fransız toplumunu örnek alıp beni de taşlamayın; bence hiç yapılmasın. Eksikliği, bu şekilde var oluşundan daha değerli olur.

Pandemiden önce ülkemizde sanatın şahlandığı bir yıl var mıydı? Sanat her daim yok olma ile var olma arasında bir çizgi üzerinde icra edilmeye veya kimi kişi / kurumlar tarafından yurt dışında yapılanın kalitesiz taklidi ve takdiminden öte geçebildi mi? Kendimizi popülist söylevler ile kandırmayalım.

YORUM YAP

Your email address will not be published.