Ossip Gabrilowitsch ile Piyano Tekniği ve Eğitim

212 okuma

Karakteristik Tuşe

Ton çeşitliliği ve kalitesi ile ilgili, Rus piyanist ve besteci Arthur Hochman’ın bana yaptığı yorumu hatırlıyorum:

Benim için bir piyanist diğer tüm artistlerin önünde gelir – Onun adı Gabrilowitsch.”

Enstrümanından çıkardığı tonların kalitesi inanılmaz. Bunu nasıl yaptığını sorduğumda oldukça kibar bir tavır ile yanıt verdi:

Güzel bir ton? Bunu ifade edebilmek oldukça güç. Bu biraz özgünlük, deneyimleme, tecrübe ve hafıza meselesi. Önce dinler, daha sonra tonu üretiriz. İdealimizi ifade edene kadar değiştiririz. Son olarak ise nasıl başardığımızı hafızamıza kazırız.

Sürekli güzel tonlar ürettiğimi söyleyemem; karakteristik bir tonlama için çaba gösteririm – ancak bu her zaman güzel olmayabilir.

Güzel ton üretmenin sabit ve sürekli geçerli bir metodu yoktur zira insanlar ve eller farklılık gösterir. Bir kişi için güzel sonuç veren metot diğeri için sonuç vermeyebilir.

Baza piyanistler yüksek bilek pozisyonu ile kolay sonuç alırken diğerleri düşük bilek seviyesini tercih edebilir. Bazıları kavisli parmak kullanırken bazıları da açık ve düz parmak kullanabilir.

Elbette temeli oluşturan belli başlı prensipler var. Bunlardan birisi kolların ve bileğin gevşek ve rahat olmasıdır. Size en kolay gelen el pozisyonunu benimsemenizi öneririm. Tonun güzel olması şartı ile yüksek veya alçak bilek pozisyonuna da izin verebilirim.”

Teknik Çalışma

“Evet, parçaların dışında teknik çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum. Arpej ve gam çalışması metronom eşliğinde yapılmalı. Ancak bu çalışmalar müzikaliteden uzak olmamalı. Gam çalınıyorsa, güzel ve kaliteli bir ton ile çalınmalı, çeşitlilik olmalı.

Örneğin Czerny etüdü çalışıyorsanız, Beethoven’ın piyano sonatına vereceğiniz hassasiyet ve dikkati vermek zorundasınız. O etüdün tüm müzikal kalitesini tonlamanıza taşımalısınız. -Bu ölçüyü 16 defa çalacağım ve bitirmiş olacağım – hatalı bir bakış açısıdır. Hiçbir şeyi sadece mekanik algı ile çalmayın. Her şeyi müzikal bakış açısı ile yorumlayın.

Öğrencilerime Czerny parçaları veriyorum – ancak çok fazla etüt verdiğim söylenemez. Chopin ve Rubinstein’ı tercih ediyorum.

Rubinstein’a ait 6 setlik bir çalışmayı kullanıyorum, staccato etüdü de buna dahil.

Dr. William Mason’ın “Tuşe ve Teknik” kitabını çok faydalı buluyorum. Kendimde bu kitaptan ciddi ölçüde faydalandım. Vücut / kol ağırlığı prensibini ilk işleyen kişi o olmalı. Bu prensip şimdilerde Avrupa’da oldukça kabul gördü.

Ünlü filozof Seneca’nın şu sözünü hatırlayalım: “Bir erkek 25 yaşına ulaştığında kendi doktoru olacak kadar fazla bilgi sahibi olmalıdır. Aksi halde o erkek budaladır.”

Bu sözü piyanistler için de söyleyebiliriz. Belirli bir süre teknik çalıştıktan sonra kendi eksikliklerinin farkına varmalı ve buna göre teknik çalışmalar seçilmelidir.

Öğrencilerime kendi teknik çalışmalarını üretmeleri konusunda cesaret veriyorum. Pek çoğu bundan büyük keyif alıyor ve harika egzersizler yaratıyor.

Farklı ifadelere ve tam tonlamaya sahip olmanız çok önemlidir. En büyük hatalardan biri farklılık içermeyen tek düze ve iç içe geçmiş cümleciklerdir.

Piyano çalışta berraklık kritik bir noktadır. Piyanist kendini bu şekilde ifade edebilir.

Hız

Hız olgusundan, başkaları tarafından kazanımı zor bir beceri olarak bahsediyorsunuz? Genel olarak her şeyi hızlı çalma eğilimini, acele şekilde sonuca ulaşabilme dürtüsünün ise berrak ve anlaşılır tuşeye zaman bırakmadığını gözlemledim.

Bir eser icrası ne derece berrak bir tonlamaya ve cümleciklerde farklılığa sahip ise, o eser asla olduğu kadar hızlı gelmeyecektir kulağa.

Bestelediğim bir Gavotte’den yola çıkarak izah edeyim. Paris’te bir resital sonrası bu eseri ezberlemiş ve oldukça yetenekli bir kadın piyanist yanıma gelerek kendisini dinlememi istedi.

Sandalyeye oturduktan sonra benim bile takip edemeyeceğim hızda eseri çalarak bitirdi. Yüzümdeki ifadeyi görünce üzgün bir ses tonu ile “Sizin de temponuz böyleydi, defalarca dinledim sizi” dedi.

Kendisinden izin isteyerek piyanonun başına geçtim ve durumu çalarak izah ettim: “Tempom sizinkine yakın olsa dahi kulağa sizinkinden çok daha yavaş geliyor. Sebebi ise notaların ve cümleciklere ayrılmış ifadelerin netliği, her şeyin dengeli sunumu”

Kuvvet

Sahip olduğum kuvveti nasıl kazandım? Kuvvet kavramı, elinizin ölçülerine veya kolunuzun kuvvetine bağlı değildir. Ufak tefek ölçülere sahip bir piyanistte tüm eserleri hak ettiği kuvvette icra edebilir.

Kolun ve elin ağırlığı altında söz sahibi olabilecek kuvvette parmaklarınız olmalıdır. Parmağınızın tırnak eklemi her koşulda sabit olmalıdır.

Bunu sürekli olarak gözlememelisiniz.

Hafıza

Ezber konusunda özel bir metot veya kuralım yok. Bazı parçalar doğası gereği hafızaya kolay işlenecektir ancak Bach’ın fug’ları için fazla çaba harcamak gerekeceği ortadadır.

Zor bir eserin ezberlenmesinde en faydalı yöntem onun yazılmasıdır. Evet, doğru duydunuz – yazılması! Görsel hafızayı küçümsememelisiniz.

Orkestra ile çalarken sadece piyano partisyonunu değil, tüm orkestranın notalarını bilirim. Hafızadan nota yazmak piyano soloya göre çok zor olsa da ezber konusundan en sağlam yöntemdir.

İlk dönemlerimde çaldığım parçalar hala hafızamdadır, son dönemlerde verdiğim resital eserleri için ise arada sırada nota kitabı karıştırırım. İlk izlenimler hafızada en çok kalıcı olanlardır.”

Bay Gabrilowitsch ders vermeyi tamamen bırakmış, tüm zamanını konser ve resitallere ayırmıştır. Bu esnada şeflik ve kompozisyon çalışmaları da devam etmektedir.

YORUM YAP

Your email address will not be published.