Liszt: Senfonik Şiirler

360 okuma

Franz Liszt,  1831’de keman virtüözü Niccolo Paganini’yi dinledikten sonra enstrümanında virtüöz olmaya karar vermişti. 1832’de ise; romantik piyano müziğinin doruk noktası olarak görülen, yakın dostu Frederic Chopin’in müziği ile ilgilenmiş, kendi müziğini Chopin ile karşılaştırmış ve yaptıklarının yeteri kadar romantik olmadığını düşünmüştü.

Franz Liszt’in senfonik şiir ve programlı müziğe duyduğu ilgi ise, 4 Aralık 1830’da Üstad Hector Berlioz ile tanışması ve onun “Fantastik Senfoni” eserini dinlemesiyle başlamıştır.

Senfonik şiirlerinde kullanacağı edebiyat, mitoloji, tarih gibi alanları okumak için ise Weimar’da 1848’de başladığı “Kapelmeister” (Saray bestecisi) görevinden ayrıldıktan sonra vakit bulabildi.

Senfonik şiir ismini kullanan ilk kişi de Franz Liszt’ten başkası değildi, Prenses Carolyne zu Sayn-Wittgenstein’a (Kendisi Polonyalı bir Hanımefendi [Leh: szlachcianka] idi.) ithaf ettiği 13 senfonik şiir bugün bu alanın en iyileri olarak gösterilir.

Eserler Hakkında


Senfonik Şiir No. 1 “Dağ Üzerinde Duyulan”
(Fr. “Ce qu’on entend sur la montagne)

Şiirler içerisinde en uzunu olan (yaklaşık 30 dakika) bu eser, Victor Hugo’nun aynı isimli Fransızca şiirinden esinlenerek yazılmıştı.

Liszt eseri için: “Şair iki sesi algılar: Biri ölçüye sığmayan, güçlü ve düzenli, efendisine neşeli kasideler sunar; diğeri donuk, acılı sesle, ağlamaklı, dert ve lanet dolu. Biri doğadan, diğeri insanlıktan söz eder! Bu iki ses birbirleriyle savaşır, karşılaşır, birbirleri içinde erirler. Ta ki birlikte belirginleşip sesleri kutsallıkla kaybolana kadar.

Andante bölümünden bir kesit

Senfonik Şiir No. 2 “Yakınma ve Zafer”
(Fr. “ Tasso: Lamento e Trionfo”)

Liszt, Weimar’da  Goethe’nin “Tasso” oyunu için bir eser yazmış, bu eser Goethe’nin 100. yaşını kutlamak için Almanya’da yapılan bir törende, 28 Ağustos 1849’da çalınmıştı. Liszt gençliğinden beri 16. yüzyılda yaşamış İtalyan şair Torquato Tasso’nun bir hayranıydı.

Bu eserde Tasso’yu iki tema ile ve iki bölmede işler. İlk bölümde “Yakınış” Tasso’nun acı ve direşini viyolonsel ve kontrbaslarla  verir. Ana tema ise bas klarnetle duyrulur. “Zafer” ise şairin halkın kalbinde yaşıyor olmak ile ulaştığı sonsuz zaferi Allegro ile gösterir.

Ana ezginin üflemeliler tarafından verilmesi.

Senfonik Şiir No. 3 “Prelüdler”

Liszt, eserde Fransız şair Alphonse Lamartine’in “Yeni Poetik Meditasyonlar” (Fr. Nouvelle Méditations Poétiques) adlı şiir dizisinin on beşincisi olan “Les Préludes”den esinlenerek bu eseri kaleme aldı.

Şiir şöyle devam eder:

Yaşam, en ciddi ve törensel notası ölüme göre düzenlenmiş, bilinmeyen bir şarkıya göre yazılmış bir prelüdler dizisi değil midir? Her yaşamın büyülü günbatımı aşktır; fakat bu ilk zevkli mutluluğun üzerinde esen fırtınanın ölümcül soluğuyla gençliğin hayalleri mahvolur…

Birbirleri arasında değişen iki tema üzerine kurulmuş eser; yaşam kavgası, aşk sevinci ve acısı,  doğada bulunan teselli gibi konular üzerinden geçer fakat bu “prelüdlerin” en önemli ve kutsalı ölümdür.

Andante bir yükselişle eser açılır, trompet ve trombonlar ile tema belirginleştirilir, bu kısım 12/8’lik ölçüdedir. Sonradan gelen 4/4’lük narin tema ise bize aşk ve doğadan bahseder. Eserin sonundaki yükseliş ise savaş ve zaferi anlatır.

Senfonik Şiir No. 4 “Orpheus”

Klasik müzik repertuvarının en ünlü konularından biri olan Orfeo’nun hikayesi, bu sefer de Liszt tarafından karşımıza çıkarılır. Wagner’in en iyi Liszt bestesi olarak gördüğü bu eser Grandüşes Maria Paulowa için bir doğum günü hediyesiydi. Aslen Glück’ün Orfeus ve Euridice operası için bir prolog olarak bestelenmişti.

Senfonik Şiir No. 5 “Prometeus”

Liszt bu eserde Alman şair J.G Herder’in “Zincire Vurulmuş Prometeus” isimli eserinden esinlenmişti. Eser, 24  Ağustos 1850’de Weimar’daki Herder heykelinin açılışında ilk kez çalınmıştır. Eser Prometeus’un ateşi insanlara ulaştırıldığı için cezalandırılmasını anlatır. Fransız organist Jean Guillou bu eseri org için de uyarlamıştı.

Senfonik Şiir No. 6 “Mazeppa”

Liszt bu eseri yine aynı isimde bir Victor Hugo şiirinden esinlenerek yazmaya başlamıştı. 16 Nisan 1854’te eser Weimar’da ilk kez seslendirildi. Eser uzun yıllar Liszt’in en sevilen eseri olarak çalınmıştı, sahnelemesi çok renkliydi ve zengin bir orkestra kadrosuna sahipti. İvan Stepanoviç Mazeppa Ukrayna Kazaklarının atamanıdır. Ülke o zamanlar Polonya egemenliğindeydi. Küçük İvan, Polonya Sarayı’nda büyümüş, Kral Jan Casimir’in sağ kolu olmuştu, ancak çarpıcı yaşamı ve kendisine kurulan bir tuzak nedeniyle vahşi bir kısrağın sırtına yaralı bir şekilde bağlanıp steplere sürülerek cezalandırılmıştı. İvan daha sonra atlılar tarafından kurtarılarak Dinyeper Kazaklarının yanına götürülür.

Eski gücünü kazanınca düşmanlarından öc almaya yemin eder, Hetman olarak hüküm sürer fakat halkını aşırı vergiyle boğar… Türkler ve Moskova arasında dengeyi kurar, kendisi şatafatlı bir yaşam sürer. Ukraynalıların ona olan isyanından sonra Poltova’da yenilir, Türklere sığınır, zehir içerek hayatına son verir. Victor Hugo, onu: “…o koşuyor, uçuyor, düşüyor ve kalktığı zaman kendini kral olarak buluyor” diye betimler.

Baştaki ana tema 4/4’lük ölçüde gelir, trombon, kontrbas ve viyolonseller İvan’ı temsil eder. İvan’ın ölümle burun buruna gelişi acıklı bir tema ile duyrulur, dramatik kurtuluşu ise trompet ile gösterilir. Eser sakin bir şekilde son bulur.

Ivan Mazeppa. (Kırmızı Pelerinli)

Senfonik Şiir No. 7 “Şenlik Müziği”
(Alm. Festklänge)

Prenses Wittgenstein’ın düğün müziği olarak düşünülmüştü. Fransız müzik yazarı Guy de Pourtalés, buradaki polonez’in Prenses’in müzikal bir portresi olduğunu söyler.

Senfonik Şiir No. 8 “ Heroïde Funébre ”

Liszt bu eseri yazarken, MÖ 15 yılında Ovidius’un aynı isimle yazdığı eserden, sevgilileri tarafından aldatılan, Penelope, Phédre, Helena gibi ünlü aşık kadınların, yani Heroïde’lerin matemini (funebré) dile getirilen lirik şiirlerden esinlenmişti.

Senfonik Şiir No. 9 “ Hungaria”

“Macaristan” isimli bu şiir Liszt tarafından ülkesiyle duyduğu gururu temsil etmek için yazılmıştı. 1854’te iki piyano için yazılan eserin orkestra için uyarlanmış versiyonu 8 Eylül 1856’da Budapeşte Ulusal Tiyatrosu’nda büyük bir şenlik havasıyla seslendirildi.

Senfonik Şiir No. 10 “ Hamlet”

Bu senfonik şiir Shakespeare’in ünlü karakterinin ve sevgilisi Ophelia’nın bir müzikal portresidir.

Senfonik Şiir No. 11 “Hun Savaşı”
(Alm. Hunnenschlacht)

Liszt bu eseri ünlü Alman ressam Wilhelm von Kaulbach’ın aynı ismi taşıyan gösterişli tablosundan esinlenerek 10 Şubat 1857’de tamamlamıştır. Şiirde Hunlar korno, Romalılar ise trompet motifleri ile canlandırılmıştı. Romalıların motifi eski Hıristiyan korali “Crux Fidelis” ile güçlenmiş ve org tınıları eşliğinde zaferini ilan etmişti.

Kaubach’ın eseri

Senfonik Şiir No. 12 “Die Ideale”
(İdeal)

Liszt, Schiller’in aynı başlıklı dizelerinden esinlenerek bu eseri kaleme almıştı, eser 1857’de Weimar’daki Goethe-Schiller anıtının açılışında seslendirilmişti. Liszt partisyonda bazı bölümlerin başına şiirlerden kesitler eklemiştir.

Senfonik Şiir No. 13 “Beşikten Mezara Kadar”
(Alm. Von der Wiege bis zum Grabe)

Eser Kont Zichy’ ithaf edilmiştir. Liszt Zichy’nin resimlerinden esinlenmiştir.

Eleştiriler

Hanslick: (Mazeppa ve Prelüdler üzerine)

“Liszt, sanatsal hırsla yönlendirilen son derece yetenekli ama verimsiz doğalara aittir.” Hanslick’in estetiğine göre “program” ve müziği birlikte işlemek gösterişçilikten ibarettir.

C.Banck:

“Motifler çok kısa ve kopuk, melodi çok zayıf ve bütünlük içermiyor, tematik bir çalışmanın varlığı belli fakat temaların farklı enstrüman ve tonlar ile yanyana sıralanmasından ibaret, yapmacık ve uç derecede armoni ve ritim kullanımı, basit ve güzel bir armoni içerisinde olmadan kulakları tırmalayan, karmaşık ve çalkantılı kromatik/anarmonik geçişler…”

R.Wagner:

Wagner çok sevdiği Liszt’in senfonik şiirleri ile alakalı bir mektubu Prenses Carolyne’ın kızı Marie’ye yazmıştı. Bu mektupta programlı müzik için açıklamalar yaptı ve Liszt’in bu konuda uzmanlaşıyor olduğundan bahsetti.

Mektup açık bir mektuptu ve sonrasında yayımlandı. Wagner, Liszt’in çalışmalarını her zaman çok desteklemiştir. Mektupta diğer eleştirilere de benzeyen “Çok kalabalık nota kullanımı” hadisesinden samimi ve alaylı bir dille bahsetmişti.

Bu sebepten Liszt’in eserlerinin halk tarafından hemen anlaşılmayacağını da söyler. Wagner müzikal şairlik görevini en iyi yapan kişinin Hector Berlioz olduğundan da bu mektupta bahseder.

Programlı müzik çok fazla ayrıntı içerdiği için dinleyicilerin müziği takip etmekte zorlanacaklarını (hatta bazen kendisinin bile zorlanıyor olduğunu!) belirtir.



Kaynakça:

Müziği Okumak, Cilt 3, İrkin Aktüze

Keith T. Jones, Franz Liszt’s Symphonic Poems and The Press: The Reception of First Performances 1850-1861

The Wagner Journal, Volume 5 Number 1

YORUM YAP

Your email address will not be published.