Johanna Malangré

287 okuma

2019 MAWOMA (Kadın Şefler Yarışması) yarışması birincisi Alman şef Johanna Malangré ile röportaj.

Fotoğraflar: Hara Vlachou


Q: Klasik müzik kariyerini nasıl seçtiniz? Şefliğe uzanan yol ile birlikte anlatır mısınız?

A: Piyano derslerime 3 yaşında başladım. Ailem konusunda çok şanslıydım, beni sürekli opera ve konserlere götürürlerdi.

Senfoni orkestrasının çıkardığı renkli seslere olan hayranlığımı hatırlıyorum. Genç bir kız olarak, bir noktada, yaşamımı bu dünyanın ortasında ve bir şef olarak geçirmek istediğime karar verdim.

Q: Müzik veya şeflik kariyerin için ‘yolun sonu’ dediğiniz bir an?

A: Olmadı; aksaklık ve başarısızlıkları sürecin bir parçası olarak gördüm.

Q: 18 ve 19 yüzyılda yapılan müziği, sanatçıların sanatlarına olan adanmışlıklarını dikkate aldığımız zaman, içinde bulunduğumuz yüzyılı ‘ticari’ görüyorum. Siz nedersiniz?

A: Benim de sorguladığım ve müzik yapmanın ticari hale geldiği belirli kısımlar var. Örneğin albümlerin promosyonları veya sanatçıların albüm kapaklarında sunumları. Programlar içinde geçerli, gişede hasılat yapacak eserlerin seçilmesi gibi.

Diğer taraftan, müzik yapabilmek için ciddi bir ogranizasyon, sponsor ve ticari destekde kaçınılmaz. Önceki yüzyıllarda da durumun farklı olduğunu düşünmem.

Mozart, Beethoven, Debussy veya Mahlerin mektup veya hatıratlarını okuduğumuzda yaşadıkları finansal sıkıntıları görebiliriz. Sadece sanatına adanmış bir hayatı yaşayan sanatçı, gerçeklikten öte romantik bir varsayımdır.

Q: Sanatınızı icra ederken, bestecilerin hayatlarını bilmenin ne faydası vardır?

A: Bir eser için hazırlanırken bu kısım benim için hayati önem taşır. Bestecinin ifade etmek istediklerini ve notaların arkasını görmemde yardımcı olur. Ayrıca araştırma yapmaktan hoşlanırım.

Q: Bir Beethoven uzmanı olarak bu dev isim ile şef podyumunda ilk tanışmanızı merak ediyorum?

A: Diğer tüm orkestra eserleri arasında ilk yönettiğim eseri 9. Senfonisi olmuştu. Bu, tam zamanlı şeflik derslerimden bile önceydi. Muhtemelen bu eserin derinliğini dikkate aldığımda yüzeyine bile kısmen dokunmayı başarmışımdır diyebilirim. Ancak harika bir tecrübeydi. Bir grup genç öğrenciydik ve çoğumuz için ilkti. Bu başyapıtı incelemenin genel bir heyecan ve mutluluğu vardı. Eserin insani yaklaşımına ve çoşkusuna inandık.

Q: İsviçrede sizin de görev alacağınız bir festival düzenlenecek. Program ve festival hakkında bilgi verebilir misiniz?

A: İkisi de harika. Ben Lucerne Festivali’nde gerçekleşecek katılımcı ruhu çok seviyorum, güzel göl ve dağ manzarasını da unutmamak gerek.

Geleneksel olarak akademi 20 ve 21. yüzyıl repertuvarına odaklı. Sylvain Cambreling gibi şeflerin bulunduğu organizasyonda yardımcı şef olarak görev yapacağım.

Q: Favori bestecinizi değil ama kayıtlarınızı öğrenmek isterim?

A: Giulini’nin Brahms Senfoni kayıtlarını severim. Ben bazı detayları farklı yorumlasam da renk derinlikleri çok güzel. Glenn Gould’un ilk Goldberg Varyasyonları kaydı ile Bernstein’ın çok eski Batı Yakası Hikayesi de sevdiğim kayıtlar arasındadır.

Q: Şu an hangi kuruluşlar ile sözleşmeniz var? Şefliğin tek mesleğiniz olduğunu düşünürsek geçiminizi bu şekilde sağlayabiliryor musunuz?

A: Lucerne Festival Akademisin de yardımcı şefim, HIDALGO Festival Orkestrası’nda müzik direktörlüğü yapıyorum. Tüm bunlara ek olarak Avrupa genelinde pek çok konserde şeflik yapıyorum. Yaşamımı da bu şekilde kazanıyorum. Opera, şeflik kariyerimin başlangıcı oldu. İleride de senfonik repertuvar kadar opera yönetmek istiyorum.

Q: Konservatuar öğrencileri, akademisyenler ve klasik müzik tutkunları röportajın ve katkınızdan dolayı çok mutlu olacaktır, ilk başta da ben. Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

A: Güzel sorular için teşekkür ederim. Merak eden okuyucular web sayfam üzerinden (www.johannamalangre.com) benimle ilgili bilgilere ulaşabilirler. Gerçek hayatta görüşebilmek umuduyla!

YORUM YAP

Your email address will not be published.