Caz Ruhu ve Kadın Vokaller: Ella Fitzgerald

40 okuma

Caz müzik dediğimizde sanıyorum ki herkesten belli belirsiz bir tarif dinleyebiliriz. ‘Caz’ın kelime anlamı hâlâ bilinmemekle birlikte müziği açıklarken de net bir tanım yapamıyoruz. Bunun nedeni caz müziğin ‘doğaçlama’ altında farklı türleri içinde barındırması, beslemesidir. Doğaçlamanın çoğunlukta olduğu bu müzik türünde, her icrada müziği tekrar tekrar doğaçlar besteci ve her sahnesinde farklı bir beste duyarız.

‘Caz kuvvetle siyahi etkisi altında kalmış bir Amerikan müzik şivesi olarak tarif edilebilir.’ olarak yazıyor Encyclopedia of Music and Musician’ da. Bu tanım ile birlikte siyahi amerikalıların müziği demek doğru olur mu? Köken olarak siyahilere dayansa da Avrupa’daki müzikten hiç etkilenmedi diyebilir miyiz?

Zamanla Avrupa’daki armoniden faydalanan caz müzik türü, ton içinde ki 3. ve 7. sesleri yarım ton pese indirerek armonide kendi yeniliğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda growl (nefesli çalgı takliti), portamento tekniği kullanılarak hem eşlik hem de solo olarak farklılık yaratmayı başarmıştır. Günümüzde oldukça dinleyicisi olan caz müzik yasaklara ve sınırlara bağlı kalmayan, ruhu olan bir müzik türü olarak tarihteki yerini almıştır.

Gelelim ruh’a.

Caz müzikte ruhu enstrümanlarla yakalayabiliriz ya da enstrümanı aratmayan seslerle.. İşte bunları düşündüğünüz zaman, belki Summertime dinler ve Ella Fitzgerald’ın sizi alıp kendi dünyasına götürmesine izin verirsiniz.

Tam adıyla Ella Jane Fitzgerald 25 Nisan 1917’de Newport News, Virginia’da doğdu. Çocukluğunda dansçı olmayı hayal eden Ella, 1934’te Apollo tiyatrosunda Connee Boswell’den etkilendiği şekilde şarkı söylemesi ile birincilik kazandı. Hepimizin dünyasında çoğu zaman beklediği gibi bir el uzandı Ella’ya,  Chick Webb onu grubuna aldı. İlk kaydı ‘Love and Kisses’ yeterli etkiyi yaratmasa da hit olan parçası 1938 yılında kaydettiği ‘A-Tisket, A-Tasket’ oldu. Albüm 17 hafta listelerde kaldı. Tok ve net bir sesiyle orkestradaki enstrümanları aratmayan taklit yeteneği.. Ella’nın ses tonu ve armoniği hemen fark edildi. Ella’yı ön plana çıkaran en önemli şey ise, scat tekniğindeki ustalığıydı. Norman Granz’s Jazz’ın Filarmoni turnelerindeki scat performansıyla Ella sahnenin en parlak yıldızı ve konseri kapatan kişi oldu.

Ella Fitzgerald ve Marilyn Monroe

1956’da Songbook albüm serisi ile Afrikalılar ve Amerikalılar arasında kültürel bağı değiştirerek, bir köprü olmayı başardı. Öyle ki ‘Onun dinleyicileri de vokal aralığı kadar çeşitliydi. Zengin ve fakirdiler, tüm ırklardan, tüm dinlerden ve tüm milliyetlerden oluşuyorlardı. Aslında birçoğunun tek bir ortak noktası vardı – hepsi onu seviyordu.’ (ellafitzgerald.com )

İnsanlar Ella’nın çıplak sesini ve doğaçlamalarını  dinlemeyi tercih ettiler. ‘Mack the Knife’ ve ‘How High the Moon’ parçaları Berlin konserinde epey bir ilgi gördü. Benny Goodman, Louis Armstrong , Duke Ellington , Mills Brothers, Ink Spots ve Dizzy Gillespie gibi pop ve caz yıldızlarıyla uluslararası turnelere çıktı.Ira Gershwin bir keresinde ‘Şarkılarımızın ne kadar iyi olduğunu Ella Fitzgerald’ın söylediğini duyana kadar bilmiyordum’ demişti. (ellafitzgerld.com) Sesi, başarıları onun gibi parıldamaya devam ediyordu.

1970’lerde sağlık sorunları boy göstermeye başladı.Hala caza aşık, sahneye her çıktığında küçük bir çocuk gibi hayalleriyle buluşan, izleyicileriyle göz göze gelen bir Ella.. Sona geldiğini biliyordu. Yaşamı boyunca dört filmde rol aldı.  13 Grammy , Kennedy Center Honor (1979) ve Ulusal Sanat Madalyası (1987) aldı. Caz müzikle kendini bulan Ella, ona sığındı, içinde büyüttü ve herkesin bu müziği içinde büyütebileceğini gösterdi.

1991 yılında New York’un ünlü Carnegie Hall’da son konserine çıktı. 15 haziran 1996’ da 79 yıllık gösteri sona erdi.

Sevenleri ve ailesi için önemli olan Ella Fitzgerald Yardım Vakfı, hayatı boyunca gerçekleştirdiği başarısının meyvelerini tüm ırklardan, kültürlerden ve inançlardan insanlara yardım etmek için kuruldu ve finanse edildi.(ellafitzgerald.com)

Caz müzik dinlerken özellikle kadın vokallerde ritim olarak yavaş daha duygusal daha seslerini ön plana çıkararak söylediklerini görüyoruz. Peki o zaman neşeli söylenmez mi caz müzik?  Caz müziğin özünde neşe hiç yok muydu? Ella Fitzgerald çağının diğer vokallerine nazaran doğaçlamalarını daha neşeli yapan, içindeki çocuğu duymamızı sağlayan, caza farklı bir soluk katan efsanevi bir vokaldi. Bizler Ella’yı, ‘The First Lady of  Song’ ve ‘Queen of Jazz’ olarak hatırlayacağız.

‘I guess what everyone wants more than anything else is to be loved. And to know that you loved me for my singing is too much for me.’  

Sanırım herkesin her şeyden çok istediği şey sevilmek. Ve senin beni şarkı söylediğim için sevdiğini bilmek benim için çok fazla. 

Kaynaklar

www.ellafitzgerald.com , www.arts.gov , www.history.com , www.britannica.com , www.classical-music.com

Caz Sanatı- İlham K. Mimaroğlu, Caz Felsefesi – Daniel Martin Feige

Caz Müzikle İlgili Öneri Kitaplar

Caz Sanatı – İlhan K. Mimaroğlu, Caz Felsefesi – Daniel Martin Feige, Caz Kitabı – Joachim E. Berendt, Caz’dan Pop’a – Orhan Kahyaoğlu, Caz Müziğinde Akor Dizileri – Nail Yavuzoğlu, Caz: Doğaçlama Sanatı –  Yavuz Akyazıcı, Bir Halkın Müziği Caz –  Sidney Finkelstein 

1 Yorum

  1. Hocam bu çok değerli bilgileri bizimle bulusturdugunuz için çok şanslıyız ve evet yine mükemmel bir yazı olmuş tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim

YORUM YAP

Your email address will not be published.