Çalgımızı Nasıl Çalışmalıyız?

37 okuma

Hava çok güzel, dışarı çıkıp arkadaşlarınızla vakit geçirmek, gezmek, sinemaya gitmek istiyorsunuz ama bir hafta içinde girmeniz gereken bir sınav var…

Tabii ki size ne yapmanız gerektiğini söylemeyeceğim. Çizeceğim resimde doğru yolu siz bulacaksınız.

Kendi deneyimlerime dayanarak disiplinli, son ana bırakılmayan, doğru planlanan bir çalışma sistemiyle başarılı bir öğrencilik hayatının yanı sıra, sosyal hayattan kopmayacağınız bir süreci size garanti edebilirim. Öncelikle sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmanız ve verimli saatlerinizi keşfetmeniz gerekiyor. Bu keşfin bir lüks olduğunu düşünmeyin. Verimli çalışma kavramını hayatınıza sokmanızın birinci şartı konsantrasyonunuzu en üst düzeyde tutabildiğiniz zamanları ve yeri tespit etmeniz. Çalgınızın başında geçireceğiniz kaliteli süreç çalışınıza, algınıza, eser üzerinde çalışılması gereken detayları uygulamanıza kesinlikle yansıyacaktır. Bu motivasyonla konsantrasyon süreciniz uzayacak, çalışma şevkiniz ve yapabildiklerinizi gördükçe yapacaklarınıza olan inancınız artacaktır. Böylece kaliteli çalışma kavramını günün belli saatleriyle bağdaştırmaktan uzaklaşmaya başlayacaksınız. İşte özgürlük…

Farkındaysanız çalgı başında geçirmeniz gereken bir süreden hiç söz etmedim. Böyle bir sürecin hesaplanması gerektiğine inanan bir insan değilim.  Çünkü hepimizin müzisyen olarak uygulamada farklılıkları olacaktır. A kişisi bir pasajı tek seferde çözüp üzerinde ustalaşmak için çaba sarf ederken, B kişisi aynı pasajı çözme aşamasında çokça vakit geçirip, “tamam artık öğrendim” dediği noktada ustalaştığını fark edebilir. A kişisinde bu süreç 15 dakika sürerken, B kişisinde 3 saat sürebilir. Yani işimizin standartı biziz. Her birimizin çalgı başındaki kolaylıkları ya da zorlukları çalışma sürecimizi tahmin edilemez kılıyor. Dolayısıyla bu süreci tarif etmemizi imkansızlaştırıyor.

Çalışma saatlerinizi canlı ve yenileyici kılabilecek birkaç fikre ne dersiniz? Ben genelde eserleri çalışırken her seferinde farklı cümlelerden, pasajlardan ya da kesitlerden başlayarak çalışırım. Zorlandığım, çalışmaya daha çok ihtiyacı olduğunu düşündüğüm kısımların henüz dinçken, çalışmalarımın başlarında üzerinden geçerim. Teknik olarak zorlayıcı pasajlardan sonra hem zihnimi hem de kaslarımı dinlendirmek için daha rahat kesitleri araya alırım ama en önemlisi ara vererek çalışırım. Çok genç yaşlarda kendini fark ettirmese de uzun süreli, soluk almadan yapılan çalışmaların bedenimize verdiği zararlar zamanla ortaya çıkmaya başlıyor. Mesela 45 dakika çalışıyorsanız 15 dakika dinlenin. “45 dakika çok kısa, 2 saatten önce dinlenilmez” diye içinizden geçirdiğinizi tahmin edebiliyorum ancak bedeniniz alarm vermeye başladığında ve ara vererek çalışmanın ne kadar önemli olduğunu anladığınızda bazı geri dönüşler için geç olabilir. Ben anladığımda maalesef pek çok kaybım oldu.

“Bugün 6 saat çalıştım. Olmayan pasajı 20 kere tekrar ettim. Bir gün içinde fügü ezberledim.”

Başarıya ulaşmak süreklilik ve sabır ister. Her gün düzenli şekilde çalışmanızı ve ilk paragrafta bahsettiğim kaliteli zaman kavramını çalışma saatlerinize yansıtmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Aksi takdirde her gün 5-6 saat düzenli çalışsanız da istediğiniz sonuca ulaşamayacağınızı üzülerek belirtmek isterim. Örneğin, derse gelen öğrencilerimin bazen eserler üzerinde konuştuğumuz detaylara dikkat etmediklerine ve uygulamada zorluk çektiklerine şahit oluyorum. “Çalışamadın mı?” diye sorduğumda aldığım cevap ise “aksine çok uzun saatler çalıştım” olabiliyor. Bu durumda düşünülerek ve detaylar gözetilerek yapılmamış olan o çalışmaların boşa gittiğini üzülerek gözlemlemiş oluyorum. Gelelim ikinci örneğimize. Hatasız çalamadığınız veya zorlandığınız bir pasaj üzerinde teknik ve ritmik çalışmalar, doğru parmak numarası tespitleri (parmak numaralarındaki seçimlerimiz piyanoda hayati önem taşır), yapısal ve armonik analiz olmadan yapılmış 20 tekrar sizi doğru sonuca götüremez. Tüm detaylı çalışmalarınızın ardından yapacağınız sayıca bol tekrar ancak üzerinde durduğunuz pasajları kas hafızanıza almanızın bir yöntemi olabilir. Tek başına maalesef bir işe yaramaz. Bir günde füg mü ezberlediniz? Üzgünüm ama unutacaksınız. Çünkü ezber bir süreç gerektirir. Tabii ki herkesin farklı ezber yöntemleri vardır ancak Bach’ın 3, 4 hatta 5 sesli füglerinde hatları ayrı ayrı ve kombinasyonlarla çalışıp ayrıca ezberlemeden, temaları doğru tespit etmeden yani işin matematiğini çözmeden yapacağınız bir günlük nota ezberi sizi yarı yolda bırakacaktır.

Gördüğünüz gibi kesin çizgilerle ayıramadığımız, tam olarak kişinin kendisine bağlı olan ancak sürekliliğin, disiplinin, akıllıca planlanan çalışma düzeninin büyük önem arz ettiği ezber bozan bir zaman bloğuyla karşı karşıyayız. Kendinizi kalıplara sokmaya çalışmayın. Çalışmalarınızı canlı ve değişken tutun. Dinlenmeyi sakın es geçmeyin. Tüm bunları yaptığınızda sosyal hayattan da kopmadan çocukluğunuzu, gençliğinizi yaşayıp başarıya ulaşabileceğiniz bir öğrencilik yaşamının sizi beklediğini göreceksiniz. Zamanınızı doğru planlayın. Öğrencilik yaşamınızda bu düzeni oturtabilirseniz sosyal hayatınıza da yansıyacağına şahit olacaksınız. Ancak işimizin çokça fedakârlık gerektirdiğini de unutmayın. Kimi zaman tatillerimizden, kimi zaman ailemizle ya da arkadaşlarımızla geçireceğimiz zamanlardan feragat edeceğiz. “3 ay yaz tatili yapacağıma 10 gün yaparım, 3 saat yerine arkadaşımı yarım saat görürüm ama bu süreci en verimli şekilde geçiririm” diyebildiğinizde kaliteli zaman kavramını sadece çalışmalarınıza değil sosyal hayatınızın da her noktasına yerleştirmiş olduğunuzu göreceksiniz.

YORUM YAP

Your email address will not be published.