Bir Sergiden Tablolar ve Mussorgsky

260 okuma

Renkleri ve sesi alınmış bir hayat düşünün, hatta on saniye için kulaklarınızı kapatın ve gözlerinizi yumun. Derin bir sessizlik, kopkoyu bir karanlık karşılayacak sizi. Ne kadar soğuk ne kadar huzursuz ne kadar cansız bir hayatın içinde olduğunuzu görüp muhtemelen önce gözlerinizi sonra kulaklarınızı açacaksınız. 

Bu sebeple sesler ve görüntüler bize hayatı verir, canlılığı, huzuru ve mutluluğu vaat ederler.  Platon müziğin; zihnin kanatları olduğunu, hayal gücünü uçurduğunu hayata ve her şeye güzellik kattığını bu yüzden söylemişti.

İnsanın kendinden yola çıkarak yaptığı bu keşif tabii ki sanatçılar dünyasında da bir anlam bulacaktı.  Birbirinin yaratı alanından etkilen sanatçılar aynı tanımlamaları kendi farklı sanatları içinde kullanmışlardı.

Görsel sanatlardan aşına olduğumuz akımlar müziğe; Rönesans müziği, barok müzik, klasik müzik, rokoko müzik, romantik müzik, izlenimci müzik, minimal müzik olarak geçmişti.

Yaşadığımız dünyayı hakikatin tek ve bütün bir hali olarak gören sanatçılar, bu yüzden sanatın türlerini birbirinden ayırmamayı tercih ederler, müzik ve resim ilişkisinde gördüğümüz gibi her şey bir bütünün varyasyonları olup bunu bulup çıkartan da sanat ve sanatçılar olmuştu.

Bu birleşmede müzik ve resmin buluştuğu en önemli eserlerden biri de Rus besteci Modest Mussorgsky ait olan, Bir Sergiden Tablolar (Kartinkis vistavki – Pictures at an Exhibition) yapıtıdır.  

Bir resme bakıp, senfoniği yaratmak ya da senfoniği dinleyip resmi yaratmak için duymanın ve görmenin daha da üstüne çıkmak gerekmekteydi.  İçgüdüleri ile görebilmeyi başaran sanatçı, yapıt ile konuşabiliyor onun diline kendi sanat dili ile cevap verebiliyordu.

Mussorgsky’de ‘Bir Sergiden Tablolar’ piyona eserini ressam Victor Hartmann’ın tablolarından etkilenerek her biri için ayrı ayrı oluşturduğu 10 piyona süiti ile cevaplıyordu.

Bu yapıtın ortaya çıkma hikayesi Mussorgsky ve Hartmann’ın 1862 yılında sanat eleştirmeni Vladimir Stasov ‘un tanıştırması ile başlamıştır.  Victor Hartman; mimar, ressam ve tasarımcıydı.  Mussorgsky ise 19. yy. Rus Beşleri olarak adlandırılan öncü bestecileri arasındaydı. Her ikisi de Rus sanatının gelişimi için çalışan parlak ve yaratıcı sanatçılardı. 

Hartman’ın 1873 yılında ölmesi hem Mussorgsky hem de Rus halkı için şok edici olmuştu.  Bu ani ve üzücü ölüm sonrası sanatçının anısına ertesi yıl  1874 yılında yurt dışı seyahatlerinden oluşan manzara resimlerini, kostüm tasarımlarını ve diğer sulu boya çalışmalarını içeren bir sergi düzenlenmesi planlandı.

Mussorgsky’nin, onu tüm eserlerinden daha çok üne kavuşturan piyano bestesi, Hartmann’ın tablolarının bıraktığı etki sonucu ortaya çıkmıştı. Sergiyi gezecek katılımcılar için 10 tablo ile 10 süit eşleştirildi. Bu eşleştirmelerin yer aldığı içerik ise, Rus Beşleri’nden Nikolai Rimsky-Korsakov tarafından (1874) basılı hale getirilmişti.

Mussorgsky, eserini tamamlarken tabloların yanı sıra Hartmann’ın ruh halinden de ilham almıştı. Bu ruh halini hem görsel hem işitsel olarak izleyiciye sunan sanatçı sergiyi eşsiz bir deneyime dönüştürmekteydi. 

Ritmi ve duyguları devamlı değişen bir melodi ve onu takip eden fantastik tablolar sergi sonunda insanları büyülemişti.  Besteci bir tablodan diğer tabloya geçiş sürelerini de düşünerek, ‘gezinti’ (promenade) bölümlerini eklemiş ve seçtiği tablolar ve konularının sıralanışı ile bir bütünsellik yakalamıştı. Eserin bölümleri ve tablo eşleştirmelerine bakmadan önce aşağıda yer alan bağlantı üzerinden Ravel’in düzenlemesi ile Londra Senfoni Orkestrası’ndan eseri dinleyebilirsiniz:

Ziyaretçiler görkemli ve yenilenen bir tema ile karşılanır, ilk tabloya yaklaşırken kulağa gelen ‘’gezinti’’ (promenade) bölümü eser boyunca, belli aralıklarla devam etmektedir.

Bu karşılamadan sonra görülen ilk eser Gnomus olur.

Latince “gnome ” Türkçe, ‘’cüce’’ ya da ‘’kırık bacak’’ anlamında kullanılmaktadır.  Bu çalışma, bükülmüş bacakları ve rahatsız edici bir görünüme sahip garip bir ‘’gnome’’ şeklinde oyma ahşap bir fındıkkıranı temsil eder.

Eleştirmen Vladimir Stasov bize bu eskizin bir fındıkkıran tasarımı için ilham alındığını söylüyor:

“çarpık küçük bacaklarda fantastik topal bir figür”

Gnomus , gizemli karakterin akustik bir geçişiyle dönüşümlü olarak tekrar tekrar ortaya çıkan rahatsız edici bir motif ile izleyicisini karşılar.  Belki de Mussorgsky müziğinin temasını bu huzursuz biraz da korkutucu aksak cüce ile müziğinin ritmik ama eşit olmayan temasını bütünler. Ancak ne serginin kataloğunda yer alan resim ne de oyuncak ne yazık ki günümüze ulaşmıştır. 

Sergi ikinci eser ile Eski Şato (Il Vecchio Castello) devam eder.  Mussorgsky ‘ye ilham veren orijinal tablo hala kayıptır.  Aşağıda tasvir edilen, Ruslan ve Lyudmila’dan Alexander Pushkin’in ünlü bir Rus şiiri olan Chernomor kalesinin bir paitesi. Stasov Hartmann’ın kalesini “  Baş belası bir şarkı söyleyen bir Orta Çağ kalesi ”olarak tanımlıyor.  Hartmann’ın İtalya’yı ziyaret ettiğinde çizdiği güzel bir rüstik kaleden esinlenerek yaptığı anlatılıyor.

Sıra da Tuileries   (Tuileries Bahçeleri: Oyun Sonrası Çocuklar) var.

Müzik eşliğinde yapılan sergi gezisinde sıra Paris’teki Tuileries bahçesinde oyunlarını oynayan ve tartışan neşeli çocukları tasvir eden  bir çalışma var fakat bu eser de artık mevcut değil, bu çalışma yerine size de esin vermesi adına Manet’in gene aynı yerde Tuileies Bahçesinde resmettiği ‘’ çocuklar’’ tablosu yer almaktadır.

Children in the Tuileries Garden – Édouard Manet


Mussosgsky’de gördüğü çocukların etkisi ile oldukça canlı ve ritmik bir yapıda devam etmiş eserinde. Dikkatli dinlendiği takdirde bir çocuğun tekerlemesini söyleme izlenimini uyandıran ritimler, bir ruh halinden bir ruh haline geçişi ve hızlıca akan melodisiyle aynı çocuklar gibi yerinde durmaz.

Sergi, Bydlo (kağnı arabası) ile devam eder.  Stasov’a göre, Hartmann’ın resmi Polonyalı bir köylü ailesine ait öküzlerin çektiği bir kağnıyı temsil eder.  Mussorgsky dinleyenlere bu resmi, öküzler tarafından sürülen büyük  tekerleklerin, ağır ve hüzünlü  geçişini  temsil eder. Yer yer keder ve acı tınıları ile dramatize edilse de güçlü zıtlıkların harmonisini sunar. Ne yazık ki bu eser de günümüze ulaşmamıştır.

Sırada diğer eser, Ballet of the Unhatched Chicks ’Kuluçkadan çıkmamış civcivlerin dansı’ tablosu var.

Victor Hartmann – Ballet of the Unhatched Chicks


Victor Hartmann’ın  Fransız yazar Charles Nodier’in kısa öyküsüne dayanan balesi “Trilby” için tam 17 eskiz yapmış. Bu çalışmada bunlardan biridir. Bale sahnesinde henüz yumurtasından tam olarak çıkmamış civcivlerin(çocukların) koşuşturmalarına neşeli ve telaşlı hallerine yer veriliyor. Mussorgsky bu  çırpınış, heyecan ve neşe halini tiz piyona vuruşları ile çıkartıyor.  İnce tüyleri ile kanat çırpışların sakin melodisi diğer resim Samuel Goldberg ve Schmuyle geçiş ile sona erer.

Bu tablolar, Mussosgsky’de Hartmann tarafından hediye edilmişti. Hartmann, Polonya’da küçük bir kasaba olan Sandomir’de seyahat ederken bu iki Polonyalıyı görmüş ve portrelerini resmetmişti. İki Yahudi erkeğin çizimleri iki karşıt sosyal sınıfı: Biri zengin, kendine güvenen, heybetli, diğeri ise fakir, kırılgan ve zayıfı temsil etmekteydi.

Mussorgsky bu durumu, eserinde karşılıklı bir konuşmaya dönüştürmüştür. Besteci, net ve vurgulu kesin vuruşlarla zengin Yahudi erkeği, daha belli belirsiz neredeyse ağlamaklı tınıyla da kederli yaşlı Yahudi erkeği temsil etmişti.

Bestecinin müzikal tiyatro alanında deneyimli olması ve gerçek hayat karakterlerinin parlak müzikalleri tasarlamadaki olağanüstü yeteneğiyle “Samuel Goldenberg ve Schmuÿle” içinde eşsiz görüntüler yaratmasına yardımcı olmuştu.

Sergi, Catacombae (Kaya Mezarı) ile devam eder.

Victor Hartmann, Paris Catacombs. Sulu Boya

Stasov’un açıklamasına göre bu resim Hartmann’ın kendisini ve arkadaşı Vasily’i resmetmekteydi. Sağ tarafta yer alan kafatasları, koyu ve karanlık ölümün sessizliğini cılız bir fener ışığı ile bize göstermekteydi.

Besteci bu tabloya geldiğinde yarattığı parçada, kendine dair de çok şey anlatıyordu. Bu dönemde ;annesini, Hartmann’ı ve sevgilisini  kaybetmişti ve bu tablo onun için çok fazla şey hissettiriyordu.

Bu süit ölüm ile yaşamın ayrıldığı tınılarını yansıtır. 

İlk bölümün değişen yüksek ve yumuşak akorları, mezarların ihtişamını, bir yandan da durgunluğunu ve yankısını çağrıştırıyor.

The Hut on Fowl’s Legs (Tavuk ayakları üzerindeki baraka/Baba-Yaga) süitin büyük bir kısmını oluşturan alan Baba-Yaga Miti nedir?

Victor Hartmann, Baba-Yaga’nın Tavuk Ayakları Üzerindeki Barakası

Baba-Yaga, Slav Mitolojisinde yer alan bir tavuk bacaklı, gagalı çirkin büyücü bir kadının tasviridir.

Hartmann da bu çiziminde, tipik bir Rus modeli olan saati tavuk ayakları üzerinde çizmiş ve Baba Yaga masalına gönderme yapmıştır.

Masalda, korkutucu çirkinlikteki Baba Yaga (büyücü) ormanın derinliklerinde yaşayan insanları yiyen bir cadıdır.

Çizimi birebir anlatırcasına Mussorgsky’nın ifadesi sert vuruşlar ve fırtınalı bir giriş ile başlar.

Saatin peş peşe hareketini anlatan kovalamacalı hızlı ritimler ile devam eder. Bu gizemli melodi süit boyunca devam eder.

Mussosgsky’de ilham veren son eser Kiev Kapısı’dır.
(The Great Gate of Kiev)

Victor Hartmann, Kiev Şehir Kapısı Tasarımı

Çizimde görülen kapı Çar II. Aleksandr’ın1866’da Kiev’de suikast girişiminden kurtuluşu anısına düzenlenen yarışma sonucu şehre yapılacak tasarımdan ilham alarak yaptı.

Hartmann’ın meşhur ‘Kiev Kapısı’ tasarımı, üzerine papazların ilahiler söylediği ve çanların çaldığı bir resmî seremoniyi tasvir ediyor.  Bu etkiler Mussorgsky’nın eserinde de devam eder. Kapının görkemini yansıtan çan sesleri ve ilahi motifleri ile Hartmann’ın eserinin büyüklüğü ile bütünleşmektedir. Eser, son ve gösterişli bölümü ile sona erer.

Sanat, insanın kendisine yeni bir gerçeklik alanı yaratması daha da önemlisi kendisini yeniden yaratması halidir. Bu yaratım süreci tabii ki dinlediklerimizle, gördüklerimizle hissettiklerimizle alakalı uzun bir yolculuktur. Bizlerde bu yolculukta Goethe’nin de dediği gibi, her şeye ve her sanat duygusuna müzik duygusu eşliği ile tamamlamaya çalışıyoruz.





Kaynakça

*İlhan, Ayşe Çakır, Müzik-Görsel Sanatlar İlişkisi, C.1, S.2, 2014
*AYDINOĞLU,Ortaç, Müzikte Temsil ,Makale
* Cristea, Ana, Pianistic Mastery of Modest Mussorgsky’s Pictures at an Exhibition Developing Associatıve Thinkıng Through Analysıs of Musical Texture

YORUM YAP

Your email address will not be published.