Beethoven’ın 9. Senfonisi:
Fikir, Beste, Prömiyer ve Sonrası

332 okuma

Beethoven, 1822 yılında Rochlitz’e eski dönemlerde olduğu gibi koral bir bölümü olan bir senfoniden bahseder.

1812 yılında 7. ve 8. senfonilerin eskizlerini yaparken yeni bir senfoni fikri Beethoven’ın aklında vardı. Notları incelendiğinde ise bu yeni senfoni ile ilgili tek ipucu Re minör tonalitede olacağıydı.

Beklenen ilham 1815 yılında kendini besteciye göstermiş, bir füg (9. Senfoni- Scherzo bölümün girişi) tema Beethoven tarafından not defterine yazılmıştı.

Temanın yazıldığı sayfa aynı zamanda Op.102 eser numaralı Piyano ve Viyolonsel sonatının eskizlerini de barındırmaktaydı.
Tema ilham açısından farklı tartışmalara gebe olsa da Czerny’e göre besteci bu melodiyi serçelerin ötüşlerinden yola çıkarak bestelemişti.

1817 yılına gelindiğinde yukarıda bahsettiğim füg teması ritmik dinamiklerini koruyarak farklı bir formda tekrar belirir.
Nottebohm’a göre Beethoven bu temayı yaylı sazlar için besteleyeceği Füg ‘de kullanacaktı ancak Op. 137 numaralı Füg Re majör tonalitede ve başka bir tema üzerine bestelenmişti.

1817 yılına ait eskizlerde yer alan ilk bölüme ait kısımlar bize eserin bestelenmeye başlandığını göstermekteydi. 1818’in başlarına gelindiğinde ise ilk bölümün daha kapsamlı eskizlere sahip olduğunu, ana temanın netleşmiş olsa da yardımcı içeriğin henüz hazır olmadığı görülmekteydi.

Füg teması üçüncü bölüme atanmıştı. Henüz Schiller’in “Ode to Joy” şiirinin kullanılması gibi bir fikir ortada yoktu.
1818 yılında bir senfoninin yavaş tempolu bölümünde insan sesinin kullanılması planlanmıştı. Beethoven, 1822 yılında Rochlitz’e aklında iki senfoninin olduğunu, bunlardan birisinde eski dönemlerde olduğu gibi koral bir bölüm planladığından bahseder. Bu dönemde Beethoven Op.106 numaralı piyano sonatı ile meşguldü, boşta kalan zamanlarda ise bu eskizler ile uğraşmaktaydı.

9. Senfoni, Missa solemnis, son üç piyano sonatı ve Die Weihe des Hauses Üvertür gibi besteler yüzünden kesintiye uğramıştı.

1822 yılına ait eskizlerde senfoninin ilk bölümüne ait ciddi ilerlemeler gözlenmiş, Schzerzo bölüm yavaş ilerlemekte olup 1815 yılına ait füg tema değişmeden yerini korumuştu.

Beethoven’ın bahsettiği ‘yavaş tempolu’ bölüm ile ilgili bir detaya rastlanılmamış olsa da “Ode to Joy” melodisi hemen altında “Final” notu ile ilk defa kâğıda dökülmüştü.

Bu girişim besteci için kesin bir fikir değil, bir denemeydi. Beethoven, aynı yıla ait farklı bir eskizde ise aklındaki Senfoni’nin bölümlerini şöyle not etmişti; hali hazırda bestelediği ilk bölüm, 2/4 zamanlı ikinci bölüm, 6/8 zamanlı üç ve 1817 yılına ait füg temalı son bölüm.

1822 yılının son eskizi, senfoninin tematik bir indeksi gibiydi: ikinci bölüm 1815 yılının füg teması ile Scherzo, dördüncü bölüm bu yıl meydana çıkmış 2/4 zamanlı presto ve beşindi bölüm “Ode to Joy”.

Bu eskizlerin ortasında “Yeni bir senfoni yerine Bach temalı bir uvertür” notu dikkat çekicidir.İlk bölümün beliren kısmı dışında 9. senfoni karmakarışık bir durumdaydı. 1823 yılının ilk yarısı senfoninin birinci bölümüne ayrılmıştı.

Eskiz formunda olan bu bölüm, diğer bölümlerin hiçbiri henüz hazır değilken tamamlanmıştı. Eserin temel yapısı ortaya çıktığında Beethoven için bilindik bir yetenek olan iki veya üç farklı bölümün aynı anda bestelenişi başlar.

Durumu özetlemem gerekirse, 1823 yılı senfoninin doğuş yılı olmuş, eser 1824 yılına da sirayet etmişti. Ağustos ayında ikinci bölüm, Ekim ortasında ise üçüncü bölüm eskizlerde tamamlanmıştır. Yavaş tempo ikinci bölüm, birinci bölüm tamamlanmadan son haline getirilmişti.

Beethoven’ın işitme kaybından dolayı insanlar ile yazılı iletişim kurduğu sohbet kitabına yeğeni Karl tarafından 1823 sonbaharında şöyle yazılır: Bu güzel Andante’yi getirdiğin için çok mutlu oldum

Bölümün ana teması Mayıs-Temmuz 1823 ayları arasında ortaya çıkmış ancak günümüzdeki halini almadan önce pek çok değişikliğe uğramıştı. Aynı durum basit bir halk ezgisini andıran final bölümü için de geçerliydi. Final bölümünün eskizlerine bakıldığında Beethoven’ın “Ode to Joy” için takdir edilecek ölçüde ilerleme kaydettiğini görebiliriz.

Besteci,  insan sesi için yazdığı notaların tehlikeli seviyelere ulaştığının farkındaydı.

1823 yılının Haziran veya temmuz ayında Re minör tonalitede bir melodiyi kâğıda döken besteci, başlık olarak “Enstrümantal Final” ifadesini kullanır.

La minöre transpoze edilen bu melodi, Op. 132 Quartet finalinde kullanılır.

Bu melodinin 9. senfoninin finali olarak düşünüldüğü oldukça açıktır zira etrafı Re minör senfoninin eskizleri ile doldurulmuştu.

Final üzerinde çalışmaya başladığında önce koro bölümünü enstrümantal varyasyonlar ile ele almış daha sonra enstrümantal girişe konuşur gibi şarkı söyleme (recitative) eklemişti. 1822 sonbaharında not edildiği şekli ile “Ode to Joy” melodisi finale uyarlandığında melodinin ikinci bölümü pek çok değişime uğramıştı.

Notlara bakıldığında Beethoven’ın yaptığı çalışmalar rahatlıkla gözlenebilir. Allegro kısım için “Türk Müziği- önce yumuşak – birkaç ses ppmo – duraksama – sonra tüm kuvvet ile müzik”.

Koro ile ilgili bir not: “Seslerin tiz yükseklikleri enstrümanlar ile yukarı taşınmalı”. Bu son not bestecinin insan sesi için yazdığı notaların tehlikeli seviyelere ulaştığının farkında olduğunu gösterir nitelikteydi. Bu yüzden enstrümanların desteğini kullanmak zorundaydı.

Temmuz 1823’ten önce vokal ve enstrümantal köprünün kurulduğuna dair bir kanıt olmasa da ağustos ayı ile beraber “Ode to Joy” melodisini üflemeli çalgılar ile resitatif stili olan bir prelüt eşliğinde sunma fikrinin oluştuğunu gözlemliyoruz.
Bugün dinlediğimiz melodinin ilk basamağı atılmış olsa da hala eksik olan parça enstrümantal bölümleri koro finali ile bağlayacak sözlü köprüydü. Beethoven, bu eksiği Baden ‘den Viyana’ya döndüğünde çözer.
Eskizlerde Schindler’in el yazısı ile şu notu yer alır:

Dördüncü bölümün gelişme kısmına geldiğinde örneğine nadir rastlanır bir mücadelenin içine girdi. Amacı Schiller’in “Ode to Joy” ‘unu düzgün şekilde sunmaktı. Bir gün odaya girerek bağırdı “Buldum! Buldum!”
Elindeki eskizleri gösterdi. Üzerinde şöyle yazıyordu; ‘Ölümsüz Schiller’in Freude şarkısını söyleyelim’.

Hemen sonra solo bir ses övgü ile şiire başlıyordu.

Beethoven, 9. senfoni için yaklaşık 1 yıl harcamıştı.

1823 yılının sonunda senfoninin tamamı eskiz formunda tamamlanmış, Şubat 1824 tarihinde nota kağıtlarına düzenli şekilde basılmıştı.

İlk bölümün bestelenmeye başlanması (1817-18) ile senfoninin tamamlanması arasında yaklaşık 6,5 yıl süre geçmişti.
Unutmamak gerekir ki bu süre zarfında araya pek çok iş ve konu girmiş, bestecinin tam zamanını esere vermesi mümkün olmamıştı. Bu duruma 1822 yılında başlanılan, 1823 yılının neredeyse tamamına sirayet eden ve 1824 yılının başında biten Missa Solemnis verilebilir.

Arada ele aldığı eserleri ve harcadığı zamanı düşersek, Beethoven 9. senfonisi için yaklaşık 1 yıl harcamıştı.

Schiller’in “Ode to Joy” ezgisini bestelemek ise çok önce Beethoven’ın aklında olan bir konuydu.

Profesör Fischenich’in 1793 yılında Schiller’in karısı Charlotte’ye yazdığı mektupta Beethoven ile sohbetinden ilgili çekici bir detay yer almaktaydı. Profesör şöyle yazar; Schiller’in Freude’u için beste yapmayı önerdi, hem de satır satır!

1808 yılında bestelediği Piyano, Koro ve Orkestra için Fantezi (Op.80) Beethoven için ilk orkestra ile başlayan koro ile finale ulaşan eser olmuştu.

Bu eseri ile 9. senfoninin koro bölümünü yazdığı mektuplarda (10 Mart 1824, Schott) kıyaslamıştı.

Senfoninin dünyaya sunulmasından bu yana koral final ile ilgili pek çok soru ve şüphe müzisyenlerin olduğu kadar profesyonellerin ve amatörlerin de aklını kurcalamıştı.

1852 yılında Otto Jahn ile konuşan Czerny, senfoninin prömiyerinden sonra Beethoven’ın koral bölümleri çıkararak farklı bir final bestelemeyi düşündüğünü söylemişti.

Otto Jahn’ın kağıtlarında bu notu gören Schindler, kâğıdın kenarına “Doğru değil” yazmıştı.

Bestecinin böyle bir ifade kullanmış olması olasılık dahilinde olabilir ancak bunun ciddi bir ima olmadığı veya daha sonra fikrini değiştirdiği aşikâr zira notaları elinde altı ay tuttuktan sonra değiştirmeden baskıya göndermişti.

Sonnleithner’in dönemin ünlü gazetesi Allgemeine Musikalische Zeitung ‘un editörüne yazdığı 1864 tarihli mektupta Otto Jahn’ın söylevini doğrular.

“Bugün iki şancı bizi ziyaret etti, elimi öpmek istediler. Çok güzellerdi, dudaklarımı öpmelerini teklif ettim”

Beethoven

Beethoven’ın senfoni prömiyerinden sonra finali hata olarak gördüğünü ve enstrümantal bir final yazmayı düşündüğünü ekler. Bestecinin ilk planının enstrümantal bir final olduğu bilinse de Ode to Joy ile organik bir bağ kurabilmek için harcadığı süre ve çaba, farklı bir finale odaklandığı fikrini çok gerçekçi kılmamaktadır. 9. Senfoninin Viyana’da gerçekleşen dünya prömiyeri hakkında en önemli bilgi kaynağımız Schindler olacak zira kendisi sadece konserde bulunmamış, hazırlıklar için de aktif görev almıştı.

Beethoven, Viyana’nın müzik zevkleri konusunda olumsuz görüşe sahipti. Senfonisini sunmak istiyor ancak yaşadığı ülkenin sanatseverleri tarafından anlaşılamamaktan korkuyordu.

Ona göre Viyanalılar Alman ideallerinden vazgeçmiş, Rossini’nin süslü melodilerine kapılmıştı.

Yakın dostları ona cesaret vermek için uğraşmış olsalar da Beethoven Viyanalılar tarafından anlaşılmadığı konusunda derin yargılara sahipti.

İçerisinde Missa Solemnis ‘in de olduğu bir konser organizsyonu aylar öncesinden tartışılmaya başlamıştı.

Beethoven 1822 yılından beri genç şancılar Karoline Unger ve Henriette Sontag’ı tanımaktadır. Kardeşi Johann’a yazdığı 8 Eylül 1824 tarihli mektupta “Bugün iki şancı bizi ziyaret etti, elimi öpmek istediler. Çok güzellerdi, dudaklarımı öpmelerini teklif ettim” yazar.

İşitme probleminden dolayı insanların yazarak iletişim kurdukları konuşma kitabına (conversation book) bakılırsa Beethoven’ın genç şancıları 1823 yılında oldukça sık gördüğü, ikilinin de büyük besteciye olan derin saygıları ve hürmetleri konusunda çekiştiği gözlenmekteydi.

1823 yılı sonunda konuşma kitabına Schindler tarafından şöyle yazılır; Eğer gelmezlerse bunun tek sebebi kıskançlıklarıdır. Unger bana tek geleceğini söyledi, ben de ona Sontag’ı da getirmesi gerektiğini söyledim. Bakalım ne olacak?

Unger, Aralık ve ocak aylarında besteciyi tek başına ziyaret etmiş, bu süreçte 9. senfoninin prömiyerine dahil olmaları konusu filizlenmişti.

Konser sezonunun sonuna yaklaşıldığı için olası bir gecikme çok tehlikeli olacaktı.

25 Ocak 1824 tarihinde deftere yazan kişi bu sefer Unger’dir:

Konseri ne zaman vereceksin?
Konser verirsen salonun tıklım tıklım olacağından emin olabilirsin
Kendine olan güvenin çok az. Tüm dünyanın takdiri sana gururdan başka bir şey veremedi mi? Aksini kim konuşuyor? Yeni bestelerini tüm dünyanın seveceğine inanmayı öğrenemeyecek misin? Ah inatçılık!

Beethoven’ın bu düşük morali ve Viyanalı sanatseverlere olan güvensizliği galip gelmişti.

Berlin’de yaşayan Kont Brühl ile iletişime geçer ve hem yeni senfoni hem de Missa solemnis eser prömiyerlerinin yine Berlin’de yapılıp yapılamayacağını sorar. Brühl büyük bir mutlulukla teklifi kabul eder.

Bu durum kısa sürede Viyana’da duyulur. Onu takdir eden ve bu dev eserleri başka bir ülkeye kaptırmak istemeyen sanatseverler Şubat 1824 tarihli meşhur mektubu kaleme alırlar. İçerik olarak Beethoven’a olan hayranlık ve takdirin kaleme alındığı uzun mektup, sonuç kısmında eserlerin prömiyeri için Viyana halkının büyük bir heyecan ile beklediğini ifade etmekteydi.

Bu mektubu imzalayan isimlerden bir kısmını belirtmekte fayda görüyorum: Prens Lichnowsky, Artaria & Co, A. Streicher, Kont Stockhammer, Anton Diabelli, Kont Palfy, Baron Schweiger, Carl Czerny, Dr. Sonnleithner, Steiner & Co

Bu imzaların toplanmasında en büyük rolü elbette Kont Lichnowsky üstlenmişti. Mektup Bauerle’nin ‘Theater’ gazetesinde yayımlanır. Mektubun gazeteye basımından sonra Beethoven’ın bilerek bu durumu sızdırdığı dedikodusu çıkmış, besteci bu duruma çok sinirlenmişti. Durumu düzeltmek için saray sekreteri von Felsburg ve J. N. Bihler besteciyi bizzat ziyaret eder.

Mart ayına gelindiğinde Schindler’e prömiyerin Viyana’da yapılacağını söyler. Haber kısa sürede yayılır, sanatçılar ve aristokrasi mutluluklarını ve iyi dileklerini iletmek için Beethoven’a koşar, tüm konularda kendisine yardımcı olmak için hazır olduklarını iletir.

Beethoven’ın yakın çevresi bir araya gelir ve bu büyük prömiyer için tarih, mekân, program, koro ve orkestra, şancılar, notaların çoğaltılması, koltuk fiyatları ve prova sayıları gibi detaylar planlanmaya başlar.

Beethoven, şefin Umlauf ve başkemancının da Schuppanzigh olmasında ısrarlıydı.

Konser sezonunun sonuna yaklaşıldığı için olası bir gecikme çok tehlikeli olacaktı. Beethoven’ın kararsız ve konulara şüphe içinde yaklaşan tutumu ise gecikmeyi olası kılmaktaydı.

Bu süreçte Schindler oldukça yoğun iş yüküne sahipti. Lichnowsky ve Schuppanzigh ise yoğun gayretle eksik gördükleri konuları sonuçlandırmaya çalışıyorlardı.

Bestecinin kardeşi Johann işin ticari kısmı için gelmişti. Schindler’in hoşuna gitmese de yeğen Karl’da kendisine verilen ayak işleri dışındaki konularda fikirlerini beyan etmekten geri durmuyordu.

Konuşma kitabından çevireceğim bir sayfa, Beethoven ile konser sürecinin konsültasyonu konusunda sizlere fikir verecektir. Anlaşıldığı üzere, tüm detaylar için bestecinin onayı alınmak zorundaydı.

Schuppanzigh yazıyor:
Konserin nasıl?
Üç bölümü de vermelisin [Missa Solemnis kastediliyor]
Bir piyano eseri söz konusu bile olamaz
Burada piyanist yok
Entelektüel cemiyet için Piringer devrede, Sonnleithner şancılar ile ilgilenecek, Blahetka da reklam ve biletlerle
Kendi teklif etti
Tüm şancılar Sonnleithner’in parmağının ucunda

Karl’ın yazışmaları ise şöyle:
Müzisyenlerin seçimini Piringer hallediyor. Sonnleithner koro ile ilgilenecek. Schuppanzigh ise orkestra.
Ne zaman duyuracaksın?
Schuppanzigh yarın geliyor
Blahetka biletleri damgalamayı önerdi ama bu konularla kardeşin ilgilense daha güvenli olur
Piringer çok kabiliyetli ancak Schuppanzigh kadar değil. Onu herhangi bir konuda saf dışı bırakmak doğru olmaz, çok uğraştı.

Konser mekânı olarak ilk tercih Theater-an-der-Wien olmuştu. Salonun direktörlüğü yapan Kont Palffy müzisyenler, koro ve sınırsız prova için 1200 florin talep etmişti.

Teklif kulağa hoş gelse de başkemancının Franz Clement olması problem yaratmıştır. Beethoven, şefin Umlauf ve başkemancının da Schuppanzigh olmasını istemekteydi.

Bu zamana kadar Beethoven’ın isteklerini geri çevirmeyen direktör Palffy, bu değişikliğin Clement’in gururunu incitmeden yapılmasını ister. Bunu sağlamanın yolunu da Beethoven’ın yazacağı bir mektuptan geçtiğine inanır.

Bu esnada Schindler’de Karnthnerthor Theatre direktörü Duport ile görüşmelere başlamıştı.

Teklife heyecanla yaklaşan Duport, bilet fiyatları, solist ve orkestra ücretleri konusunda kaygılıydı. Tüm bu konularda Beethoven’ın ne kadar kararsız olduğunu bilen sanat çevresi, Duport’un kaygısını haklı kılar.

Lichnowsky, Schindler ve Schuppanzigh bu duruma kendilerince bir çözüm üretmişti. Rastgele Beethoven’ı ziyaret edecekler, açıkta kalan konuları resmi bir evrak doldurur gibi konuşma kitabına yazacaklar, mümkün olursa da Beethoven’ın imzasını alacaklardı.

Büyük bestecinin ne yapılmak istendiğini fark etmesi uzun sürmez, konser vermekten vazgeçer. Tarzına uygun biçimde yazdığı notu arkadaşlarına iletir:

Kont Moritz Lichnowsky’e:
İhanetten nefret ederim. Bundan sonra beni ziyaret etme. Konser olmayacak!
Bay Schuppanzigh’e:
Bundan sonra beni ziyaret etme. Konser olmayacak!
Schindler’e:
Ben sana ihtiyaç duymadıkça beni ziyaret etme. Konser olmayacak!

Üç arkadaş bu duruma alınmak yerine bestecinin sakinleşmesini bekler. Konser hazırlıkları kaldığı yerden devam eder.
Schindler, Palffy’nin Theater-an-der-Wien için yaptığı, içerisinde orkestra ve ışıklandırmanın da olduğu 1000 florinlik teklifi iletmiştir. Palffy’nin şartı ise ikinci veya üçüncü konserin yine salonunda verilmesiydi.

Kopyalama maliyeti olmayacağını göz önüne alan Palffy, bilet fiyatlarının makul seviyede tutulması durumunda 4000 florinlik gelir sağlanacağını, ilk konser için 2000 fl, ikinci için ise 3000 fl kar elde edileceğini iletir.

Ön ödeme talep etmeyen Palffy, fikir değişikliğine açık Beethoven için daha cazip gelmekte, besteci durumu yakın çevresi ile istişare etmekteydi.

Mart ayında konuşma defterine yazılanlar:

Lichnowsky: Orkestranın iki katına çıkarılacağı doğru ancak daha fazlası gereksiz olacaktır. Schuppanzigh ve Umlauf nelerin kendi yönetimleri altında olduğunu öğrendikleri zaman biz de onlardan neler istediğimizi söyleriz.
Schindler: Licnowsky, Redoutensaal’da büyük bir orkestra yerine Theater-an-der-Wien’de ufak bir orkestranın daha etkili olacağını söyledi.
Lichnowsky: Lüzumsuz maliyetlerden kaçınılmalı
Schindler: Theater-an-der-Wien’de sunulan hizmetlerin tümünü almak zorunda değilsin, sadece istediklerinin karşılığını ödersin. Senin için de uygunsa bu ayın 22, 23 veya 24’ünde yapabiliriz konseri.
Lichnowsky: Para kazanacaksın, ikinci bir konser verirsen daha da fazla. İkinci konserde parçaların yeni olmasına gerek yok. Aynı senfoni ve Missa solemnis’in kalan iki bölümünü programa koyarsın.
Schindler: Bilet fiyatları çok makul. Parter 2 fl, salon 2 ve koltuklar 3 fl.

* Ertesi gün *


Schindler: -Schuppanzigh, Palffy ile anlaşmış olmana çok sevindi. Salonun tüm orkestrasını bize verecek.
Koro kadrosuda iyiymiş ama Schuppanzigh yaşlarını çok ufak buluyor.
-Kadın korosu oldukça kötüymüş. Tanrıya şükürler olsun sadece erkekler gerekecek.
-Solo sesler salon için çok zayıf ve genç
-Soprano en fazla on altı yaşında
-Palffy anlaştığınız koşulları yazılı olarak yarın sana gönderecekmiş.
-12 keman içerisinde en iyi 6 ‘sını seçtik.
-Palffy’nin tek isteği Clement’e hassasiyet ile durumun anlatılması. Hepimizin seni yazacağın bit mektup ile Clement’e durumu bildirmeni istiyoruz.

İkinci konserin yönetimi ona verilebilir, Schuppanzigh onayladı
Birinci kemanı Böhm çalacak

Clement ile ilgili konu, Schindler’in tahmin ettiği gibi kolayca çözülmemiştir. Konserde olma onurundan mahrum kalmayı kabul etmemiş, Theater-an-der-Wien orkestrası da onun tarafını tutmuş, Schuppanzigh ile çalmayacaklarını bildirmişlerdi.

Schindler, Clement’in katılımı için gösterilen tepkiyi Kont Palffy’e taşısa da Kont, bit atın suya götürülebileceğini ancak su içmeye zorlanamayacağını çok iyi bilen birisiydi.

Palffy, orkestranın Schuppanzigh altında çalmasını sağlayabileceğini ancak sonucunda ortaya çıkacak durumdan sorumlu olmak istemediğini iletti.

Durumu Beethoven’a ileten Schindler, Palffy’nin Clement’i desteklemesi durumunda salon sözleşmesinin iptal edilebileceğini belirtti.

Nisan ayının sonuna kadar konserin Theater-an-der-Wien’de verileceği öngörülmüş olsa da Beethoven’ın kararsız tutumu bu önemli mekân seçimi konusunu belirsiz bırakmıştı.

İki salon ile netleştirilemeyen durum, üçüncü opsiyon olarak Redoutensaal’ın ve Landstandischer (daha ufak) salonunun listeye eklenmesine sebep olmuştu.

Landstandischer opsiyonunu öğrenen Schindler ve Lichnowsky, Beethoven’a salonun sadece 500 kişi kapasitede olduğunu ve soyluların buraya gelmeyeceğini söyler. Yeğen Karl’a göre bu salonun kiralanması diğer salonlarda karşılaşılan sorunları iptal edecekti.

Schindler ve Lichnowsky, Beethoven’ın, kendi sözleri yerine diğer kişilerin (yeğenini kastederek) yorumlarını ciddiye almasına alınmış olsalar da en sonunda Karnthnerthor Tiyatrosu ile anlaşma sağlanmıştı.

Beethoven konser saati olarak akşamı düşünse de kardeşi Johann akşam konserlerinin gündüz verilenlere göre 1500 florin daha pahalı olduğunu söyler. Landstandischer salonunun akşam konserleri için uygun olduğunu belirten Johann’a itiraz Schindler’den gelir. O tarihte Landstandischer salonunda başka bir konser olacaktır. Unger ve Sontag o konserde sahne alacakları için Beethoven’ın konserine katılamayacaklardı. Dolayısıyla tüm soylular daha havalı olan bu kadroyu tercih edecek, bestecinin konserine katılım şüpheli olacaktı.

21 Nisan’a kadar konserin Theater-an-der-Wien’de verileceği ilan edilmiştir. Son anda karar veren ekip, konseri Karnthnerthor salonunda yapacaktı.

Notaların kopyalanması için tutulan ekip, Beethoven’ın ölen eski kopyacısı Schlemmer’in eşinin gözetiminde çalışmaktaydı.

Palffy bestecinin isteklerini kabul etmiştir. Daha sonra anlaşılmıştır ki orkestra içerisinde Schuppanzigh’e karşı bir komplo kurulmuş, bu durum Beethoven’ın da salon seçimini etkileyecek komplikasyonlara neden olmuştu.

Beethoven salon, koro, aydınlatma ve orkestra için 400fl ödeyecekti.

Schindler’in Duport’a yazdığı 24 Nisan tarihli mektupta sanatçı organizasyonu şöyle belirtilmiştir:
Sontag(Soprano), Unger(Alto), Preisinger(Bass), Umlauf ve Schuppanzigh orkestra liderleri, koro ve orkestranın kalanı ise Gesellschaft der Musikfreunde’den tamamlanacaktır.
24 Keman, 10 viyola, 12 kontrbas ve viyolonsel, üflemeliler iki katına çıkarılacak. Bu yüzden sahne üzerine ekstra elemanlar için yer açılacaktır.


Duport’a konser tarihi için 3 veya 4 Mayıs tarihini dikkate alması söylenmiş olsa da yukarıdaki koşullar ile 7 Mayıs tarihi resmi olarak kabul edilmişti.

Beethoven için henüz netleşmemiş konular içerisinde en can sıkıcı olanı bilet fiyatlarıydı. Normal tarifenin artırılması için başvurulmuş olsa da kabul edilmemişti.

Solistler içerisinde Therese Grünbaum ön plana çıksa da Beethoven’ın Sontag sevgisi sebebiyle seçim farklı yapılmıştır. Tenor olarak Jager önerilmiş, Anton Haitzinger profesyonellik gerekçesiyle tercih edilmiştir. Forti ve Preisinger bas kısım için rakip olsalar da Preisinger’in daha müzikal olduğuna karar verilmişti.

Provalarda yer alan Preisinger resitatif bölümün ikinci kısmında başarısız olmuştur. Forti’yi tekrar çağırmak mümkün olmayacağı için görev mevcut orkestra karosunda yer alan Seipelt’e verilmişti.

Konserin önce Op.124 Üvertür ile başlaması, Missa solemnis ile devam etmesi ve 9. senfoni ile sonlanması planlanmış olsa da sürenin çok uzun olacağı dikkate alınmış, önce Gloria (Missa solemnis) daha sonra da Sanctus (Missa solemnis) listeden çıkarılmıştı.

Notaların kopyalanması için tutulan ekip, Beethoven’ın ölen eski kopyacısı Schlemmer’in eşinin gözetiminde çalışmaktaydı.
Bu koşturmaca içerisinde beklenmedik bir prüz çıkar. Kilise, kutsal içeriği olan Missa solemnis’in bir salonda icra edilmesine karşı çıkınca sansür kurulu programı onaylamaz. Beethoven, Schindler’in tavsiyesi ile Nisan ayında kurula bir mektup yazarak programın iptal edilmesinin konseri de iptal edeceğini ve tüm masraflarının kayıp olacağını ifade eder. Yanıt yine olumsuzdur.

“Kulaklarına fazla yüklenmiş olursun, tüm konseri tek başına yönetmeni tavsiye etmem”

Schindler


Devreye Kont Lichnowsky girer, yerel polis başkanı Sedlnitzky’e yazılan mektup ile her şey normale döner.

Koro direktörü Dirzka provalarda başarı yakalamıştı. Schuppanzigh yaylı sazlar ile Ridotto’nun prova odalarında çalışmakta, solist sanatçılar ise Beethoven gözetiminde prova almaktaydı. Bu provalara Umlauf da eşlik etmekteydi.

Vokal partisyonun zorluğu sebebiyle yapılan değişiklik taleplerinin tümü Beethoven tarafından geri çevrilir. Tek değişiklik, bas bölümünde yüksek fa diyez notaya çıkamayan Preisinger için yapılmış olsa da Preisinger konserde sahne almamıştı.
Sanatçıların arasında oturan ve tempoları veren Beethoven tarafından bu durum fark edilmemişti.

Beklenen olmuş, provalarda yüksek notaları söyleyemeyen solistler konserde de bu kısımları pas geçmişti. İki prova yapılmış, üçüncü ise aynı güne denk gelen bir bale provası yüzünden iptal edilmişti.

6 Mayıs tarihinde yapılan son provada kapıda beliren Beethoven, profesyonel ve amatör tüm sanatçılara tek tek teşekkür etmişti. Konser ilanı hazırlanırken ticari kaygı içerisinde olan Duport, ilana Beethoven’ın da Umlauf ile orkestrayı yöneteceğini eklemişti.

Durumu Beethoven ile değerlendiren Schindler konuşma kitabına şu notları düşer:
Nasıl yanıt vereceğimi bilemediğim için görmezden geldim
Uvertürü kesinlikle tek başına yönetebilirsin
Kulaklarına fazla yüklenmiş olursun, tüm konseri tek başına yönetmeni tavsiye etmem


Konser saati geldiğinde salon tamamen doluydu. Boş olan tek kısım kraliyet ailesinin locasıydı. Konserden önce Schindler ile ailenin ziyaretine giden Beethoven katılım sözü almış olsa da kral ve kraliçe konserden birkaç gün önce Viyana’yı terk etmişti. Yakın dost Arşidük Rudolph ise Olmütz’de olduğu için konsere katılamamıştı.

Allgemeine musikalische Zeitung’da 1 Temmuz 1824 tarihinde yayımlanan konser incelemesine göre (Cilt 26, S.438) konser mükemmel olmaktan çok uzaktı. Işıklandırma kötü, nüanslar ve güç silikti. Tüm bunlara rağmen müziğin kulaklara tuhaf geldiği de aşikardı ancak bıraktığı etki oldukça heyecanlı bir alkış aldı.

“Efendim, sizin siyah frakınız yok!”

Schindler

Scherzo bölümün başlarında, timpani partisyonu olduğu tahmin edilen bölümde, seyirciler heyecandan kendilerini tutamamış ve bir tekrar daha icra edilmişti. Elindeki notalara gömülmüş olan Beethoven durumu fark etmemişti.

Scherzo bölümün ya da senfoninin sonunda, Beethoven hala notalarına bakarken, Unger onu kolundan tutar ve alkışlayan seyirciyi işaret eder. Durumu fark eden besteci salonu selamlar. Bu olayı kaleme alan iki farklı kaynak vardı.

Birincisi Unger ve Schindlerin anlattığı gibi konser sonunda gerçekleşmiş olması, ikincisi ise piyanist Thalberg’in Scherzo bölümden sonra gerçekleştiği yönündeki ifadesiydi.

Thayer 28 Kasım 1860 tarihinde Thalberg’i Paris’te görmüş ve kendisiyle konseri konuşmuştu. Thalberg ona konseri şöyle anlatır: 1824 yılında Beethoven’ın verdiği konsere katıldım. Üzerinde siyah bir frak vardı. Schzerzo bölümden sonra kopan alkışı duyamayan Beethoven’ı Unger kolundan çekerek seyirciye döndürmüştü. Umlauf, koro ve orkestranın kendisini takip etmesini, Beethoven’ın verdiği tempoyu dikkate almaması gerektiğini söylemişti.

Thalberg’in anlatımında hatalı olduğu kesin olan tek yer Beethoven’ın elbisesiydi. Konser öncesi Schindler’in konuşma kitabına düştüğü notlar şöyledir: Her şeyi yanımıza aldık, yeşil frakınızı da. Yönetirken giyersin * Salon karanlık olacak kimse fark etmez! * Efendim, sizin siyah frakınız yok…

Konserden sonra Beethoven’ın arkadaşları yanına gelerek kendisini tebrik eder. Beethoven konser ile ilgili raporu Schindler’den almıştı. Konuşma kitabına konser ile ilgili şu notlar düşülür:

Hayatım boyunca hiç bu kadar çılgın bir alkış duymamıştım
Senfoninin ikinci bölümü alkış ile kesildi- tekrarı istendi
Soylu bir ilgi gördü
Üflemeliler çok cesurdu
Parter beşinci defa alkışa kalkışınca polis şefi sessiz olunması için uyardı
Paris ve Londra’da bu konser 12 ila 15 bin florin getirir
Karl okuldan geldikten sonra yanıma gönder. Onun gözetiminde konser gelirlerini sayacağız, parayı alacak.

Konser gelirleri Beethoven’ın beklediğinin çok gerisinde kalmıştı. Brüt kar 2200 florin olmuş, tüm giderler düştükten sonra geriye 420 florin gibi düşük bir rakam kalmıştı. Beethoven duruma sadece üzülmekle kalmamış, çok kırılmış ve öfkelenmişti.

Schindler, Umlauf ve Schuppanzigh’i Prater’de bulunan “Zum wilden Mann” restoranına davet etti. Schindler, bestecinin yeğeni ile geldiğini, kaşlarının çatık olduğunu, kelimelerinin de soğuk ve mesafeli olduğunu söylemişti.

Yemek başladıktan kısa süre sonra beklenen olur, Beethoven öfkeden delirmişçesine salon yönetimini ve Schindler’i kendisini dolandırmakla suçlar. Umlauf ve Schuppanzigh bunun imkânsız olduğunu, iki kasiyerin hesap dökümlerinin yanı sıra yeğeni Karl’ın da orada olduğunu söylemiş olsalar da Beethoven’ı ikna edemezler.

Bu güvenilir kaynağın kardeşi Johann olduğu ihtimaller arasında en önde geleniydi. Johann, Schindler’i kıskanmakta ve kardeşinin ticari konularda onunla istişare etmesini kabullenememekteydi. Konuşma kitabına yeğeni Karl tarafından düşülen şu not konuyu aydınlatmaktadır:

Schindler, Johann’ın bir grup insanın yanında ‘onu evin dışına atmak için konserin bitmesini bekliyorum’ dediğini duyan bir kişiden bahsetti

Kaynak:
Forbes, Elliot. Thayer’s Life of Beethoven II. Princeton, New Jersey: Princeton University Press, 1967.

YORUM YAP

Your email address will not be published.