Beethoven’ı Kurtaran Şef

40 okuma

1813 yılının son günü, Wiener Zeitung’da yer alan bir ilan özetle şöyle yazar: “Wellington Zaferi isimli bestemi, seçkin müzisyenlerin katılımı ile 2 Ocak Pazar günü Viyana – Redoutensaal’da icra edeceğim – Ludwin van Beethoven”.

Hikâyenin devamını konser de sahne alan tenor Franz Wild’in otobiyografisinden öğrenelim:

“Şef platformuna çıktı, orkestra zayıflığını bildiği için oldukça endişeliydi. Bu endişenin haklılığı kısa sürede ispatlandı. Yumuşak (piano) pasajlar da dizlerine kapanıyor, sert (forte) bölümler de ise yukarı fırlıyordu. Eser süresince deve-cüce oyunu izler gibiydik. İlk başlarda bu durum müzisyenlere herhangi bir rahatsız vermedi. Senkronda hata yapmıyordu; ancak daha sonra bu dahi, sert pasajlarda cüce, yumuşak pasajlarda ise deve olmaya başlamış, orkestranın önüne geçmişti. İşte şimdi tehlike çok yakındı. Durumu fark eden Umlauf sessizce kontrolü eline almıştı. Orkestranın onu takip etmesi işaret edildi. Beethoven uzun süre bu durumun farkına varmadı. Anladığında ise, dudaklarına gelen o kutsal tebessüm, kaderimin bana görme şansı verdiği en harika andı.”

İkinci anekdot ise 1776 doğumlu librettist (opera metin yazarı) Georg Freidrich Treitschke’ye ait. Beethoven’ın Fidelio isimli operası ile ilgili anısı şöyle:

“Son prova 22 Mayıs’taydı ancak yenisi söz verilmiş uvertür (giriş müziği) henüz bestecisinin kalemindeydi. Konser gününün sabahı orkestra son prova için çağırıldığın da Beethoven ortada yoktu. Uzun süre bekledikten sonra onu getirmek için evine doğru yola çıktık. İçeri girdiğimizde yatağında uyuyordu. Yanı başında şarap ve bisküvi vardı. Uvertürün notaları yerlere saçılmıştı, eriyerek sönmüş mumlar gece yarısına kadar yoğun çalışıldığını gösteriyordu. Uvertürü bu kadar kısa sürede tamamlamanın imkânsızlığı odanın her halinden belliydi. Schindler, uvertür yetişmediği için ‘Die Ruinen von Athen’ bestesinin uvertürünün kullanıldığını yazmıştır. Treitschke devam eder: “Opera çok iyi hazırlanmıştı. Beethoven bizzat yönetti. Heyecanı yüzünden orkestranın önüne geçtiği anlar olsa da hemen arkasında duran Umlauf, gözleri ve elleri ile orkestrayı bütünün içerisinde tutmayı başarmıştı.”

Sammler, operanın sonunu beklemek istemeyen coşkulu kalabalığın, henüz ilk perdenin sonunda yoğun alkış ile Beethoven’ı sahneye çıkarmayı başardığını yazar. Beethoven ise (1823) aldığı alkıştan utandığını, çalan uvertürün eserin devamına ait olmadığını ifade etmiştir.

YORUM YAP

Your email address will not be published.